| GÜNCEL |
- |
Ölüm kalım savaşında tahliye! |
Ölüm kalım savaşında tahliye!
Soruşturma kapsamında 1 yıl önce Kuddusi Okkır, hastanede yaşam savaşı veriyor.
20 Haziran 2007’de “örgüte finansal destek sağlama” suçlamasıyla tutuklanan ve 1 Temmuz’da sağlık sorunları nedeniyle tahliye olan Kuddusi Okkır hastanede yaşam savaşı veriyor “Ben onlara ölmekte olan bir insan vermedim” diyen eşi ise “Madem çok önemli deliller vardı, bir yıl neden beklediler?” diye soruyor
Geçen yılki soruşturma kapsamında 20 Haziran 2007’de “örgüte finansal destek sağlamak” suçlamasıyla tutuklanan ve sağlık sorunları nedeniyle 1 Temmuz 2008’de tahliye edildiği ortaya çıkan işadamı Kuddusi Okkır (60), Trakya Üniversitesi Edirne Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yaşam mücadelesi veriyor. Kanser teşhisiyle tedavi gören Okkır’ın hastane masrafları için para arayan eşi Sabriye Okkır, “Ben sağlıklı olan eşimi istiyorum. Ben onlara ölmekte olan bir insan vermedim. Eşim kahrından bu hale geldi. Kendisini savunamadan gözü açık gidiyor. Madem çok önemli deliller vardı, bir yıl neden beklediler?” diye sordu.
MAYIS'TAN BERİ HASTANEDE Soruşturma kapsamında “Çeteye finans sağlamak ve silahlı örgüt üyeliği” suçlarından 20 Haziran 2007’de tutuklanarak önce Bayrampaşa Cezaevi’ne konulan, 10 gün sonra da Tekirdağ F Tipi Cezaevi’ne gönderilen Okkır’ın, mayıstan bu yana hastalığı nedeniyle Trakya Üniversitesi Edirne Tıp Fakültesi Hastanesi Onkoloji Bölümü’nde tedavi gördüğü anlaşıldı.
“Akciğer kanseri, beyin ve kemik metastası” tanısı konulan Okkır’ın eşi Sabriye Okkır (57) eşinin Tekirdağ F Tipi Cezaevi’nde tek kişilik hücrede tutulduktan sonra “majör depresyon” tanısıyla önce Bakırköy, ardından ciğerlerindeki rahatsızlık nedeniyle Bayrampaşa Devlet Hastanesi’ne sevk edildiğini belirtti.?
Okkır şöyle devam etti: “Eşim daha sonra Bayrampaşa ve Haseki Devlet Hastaneleri ile Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi arasında defalarca dolaştırıldı. Çünkü hiçbir hastane kabul etmedi. Bu sürede eşimin rahatsızlığı hakkında hiçbir bilgi alamadım, kendisi ile temas kuramadım.
Uzun uğraşlardan sonra izini buldum. Bir koridorun köşesinde, bir karış yerden yüksek yer sedyesinde yatıyordu. Beslenemediği için tanınmaz haldeydi. Savcılığın devreye girmesiyle Tekirdağ Cezaevi’ne ve Tekirdağ Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Daha sonra üniversitesi hastanesine sevk edildi. Bilinci kapalı. Ciğeri su toplamış. Hastalık ciğerden kemik iliklerine, oradan beyne sıçramış. Doktorlar ‘çaresi yok’ diyor. Vücudu kemoterapi tedavisini kabul etmiyor.”
Milliyet
|
| Tarih : 04.07.2008 12:07 |
BU KATEGORİNİN DİĞER HABERLERİ
|
|
| YAZARLAR |
 |
Umut ÖZDAĞ |
|
|
|