Önce gerçekleri kabullenin
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, "Bir halk ve onun yönetimi yok sayılınca yok olmuyor" dedi.
KKTC'nin 25. kuruluş yıl dönümünün resmi kutlamaları, Cumhurbaşkanı Talat'ın Bayrak Radyo ve Televizyonu'ndan (BRT) halka hitaben yaptığı konuşmayla başladı.
Konuşmasında, "Bir halk ve onun yönetiminin yok sayılınca yok olmadığını" belirten Talat, "Adına 'sahte' denmesiyle, gerçeklikteki varlığı ortadan kaldırılmıyor. Eğer çözüm isteniyorsa gerçeklerin kavranmasından ve kabul edilmesinden başka çare var mı? Bir çözüm, ancak gerçek toplumsal ve siyasal dengeler hesaplanarak ve gerçekçi şekilde üretilebilir. Yoksa hoşumuza gitmeyen gerçekleri görmemek için deve kuşu misali başımızı kuma gömmekle bir yere varılamaz" dedi.
KKTC'nin, Kıbrıs Türk halkının kendi kendini yönetmesinin somutlaşmış ifadesi olduğunu kaydeden Talat, Kıbrıs Türklerinin ada üzerinde kendi kendini yönetmesinin 450 yıl öncesine uzandığını belirtti.
"Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kuruluşunu, doğrudan doğruya 1974'te Türkiye Cumhuriyeti'nin askeri müdahalesiyle ilişkilendirmek Kıbrıs Türk halkının öz varlığına karşı haksızlıktır" diyen Talat, şöyle devam etti:
"Bu, Kıbrıslı Türklerin toplumsal gücünü, iradesini yok saymak; bizi manipüle edilebilen biçare bir azınlık durumuna düşürmektir. Oysaki KKTC, Türk ordusunun dışsal müdahalesi sonucu, Kıbrıslı Türklere rağmen tesadüfen kurulmuş 'sözde' bir yönetim mekanizması değildir. Kıbrıslı Türklerle ilişkili her şeyin başına 'sözde' ve 'sahte' sıfatlarını koymak, aslında Kıbrıslı Türklerin gerçek olmadığını, bu ülkenin asli unsuru sayılamayacağını ima ediyor. Kıbrıs Türk halkının öz varlığını yok sayıcı bir düşünceyi ve duyguyu dışa vuruyor."
Cumhuriyetin 25. yıl dönümünün, "kararlı ve ısrarlı bir tutumla Kıbrıs sorununu nihai bir çözüme kavuşturmaya çalıştıkları bir döneme denk geldiğini" belirten Talat, "Ümitle sürdürdüğümüz görüşmelerin başarıyla sonuçlanması, herkes için iyi olacak bir çözüme ulaşılması için var gücümüzle çalışıyoruz" dedi.
KKTC ve Türkiye'nin çözüm çabasının yetmeyeceğini dile getiren Talat, "Bu, Kıbrıs Rum yönetimine ve Avrupa Birliği'ne de düşen bir görevdir. İnanıyorum ki, Kıbrıs Rum ve Avrupa kamuoyu da, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin doğuş nedenlerini, yani bizim tarihimizi, toplumsal ve idari geleneklerimizi daha yakından tanıdıkça, hayati ihtiyaçlarımızı kavradıkça, Rum yönetimini bir çözüm için daha cesur davranmaya zorlayacaktır" dedi.
Talat, "Kıbrıslı Türklerin, kendi kendilerini yönetme becerisini gösterirken, birleşik federal bir Kıbrıs'ın yönetimini de eşit şekilde paylaşmakta kararlı olduğunu" ifade etti.
|