Hükümet krize pabuç bırakmıyor!
Ekren, Ekonomi Muhabirleri Derneği tarafından düzenlenen sohbet toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, ''bankaların yurt dışından temin ettikleri kredilerin karşılık oranları, Merkez Bankası, Eximbank reeskont penceresi, Kredi Garanti Fonu'nun işlevliğinin artırılması ya da Hazine'nin önümüzdeki dönemdeki borçlanma politikalarının tümünün, politika tedbiri ve önceliği olarak, zamanı geldiğinde açıklanacak temel yaklaşımlar olduğunu bildirdi.
Ekren, Ekonomi Muhabirleri Derneği tarafından düzenlenen sohbet toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Ekonomik Önlem Paketine yönelik sorular üzerine Ekren, Orta Vadeli Program ile 2009 Yılı Programında neler yapılacağının belirlendiğini, 2009 Yılı Programında bir takım yapısal reformların ayrı, standart rutin işlerin de ayrı vurgulandığını hatırlattı.
Orada kullanılan terminolojinin, politika tedbiri ve politika önceliği olduğunu kaydeden Bakan Ekren, şöyle devam etti:
''Dolayısı ile bankaların yurt dışından temin ettikleri kredinin karşılık oranları ile ya da Merkez Bankası, Eximbank reeskont penceresi ya da kredi garanti fonunun işlevliğinin artırılması ya da Hazine'nin önümüzdeki dönemde borçlanma politikalarının tümü, politika tedbiri ve önceliği olarak zamanı geldiğinde açıklayacağımız temel yaklaşımlardır.
Şöyle bir şey olabilir belki, bu politika tedbir ve önceliklerinin tümünü bir paket olarak da takdim etmek mümkün sonuçta. Şunları şunları yaptık, budur denebilir. Onu Sayın Başbakan söyledi. Muhtemelen de bu işlerin tümünü uygun bir formada getirdiğimizde bir arkadaşımız kalkar der ki politika tedbir ve önceliklerinde oluşan paketimiz budur.''
''Paketin yüzde kaçını biliyoruz'' sorusu üzerine de Ekren, ''Açıklananların yüzde 100'ünü biliyoruz'' yanıtını verdi.
Bakan Nazım Ekren, bir gazetecinin ''Bir paket var mı yok mu'' sorusunu ise ''Politika tedbirlerimiz ve önceliklerimiz devam edecek'' yanıtını verdi.
Varlığa Dayalı Menkul Kıymet İhracı ilgili bir başka soru üzerine de Ekren, Varlığa Dayalı Menkul Kıymet İhracının uzun süredir gündemde olduğunu kaydederek, Orta Vadeli Programda bununla ilgili sinyalin verildiğini söyledi.
Ekren, ''Dedik ki kamu en azından Hazine enstrüman çeşitlenmesine gidecektir diye söylemiştik. Bu bunlardan bir tanesi olacak. Türk ekonomi tarihine baktığımızda, gelir ortaklığı senetlerini düşündüğünüzde benzer bir uygulama yapılmıştı bu şekilde'' diye konuştu.
2009 YILI VERİLERİ
2009 yılı verilerinin revizyonuna ilişkin soru üzerine Ekren, temel politika dokümanlarının revize edildiği tarihlerin belli olduğunu söyledi.
Ekren, 2010'da bir Orta Vadeli Programın daha çıkartılacağını belirterek, o sırada konjonktür nasıl bir sinyal veriyor ise aynısının oraya yansıtılacağını kaydetti.
IMF ile imzalanacak anlaşmaya yönelik soru üzerine de Ekren, konuyu ilgili bakanının takip ettiğini söyledi.
Ekren, Kredi Garanti Fonu ile ilgili soru üzerine, Kredi Garanti Fonu'nun TOBB VE KOSGEB ortaklığı olduğunu, belli bir sermayesi bulunduğunu, bu sermayenin artırılabilme imkanı ve bu fonun vereceği garantiyi artırma konusu üzerinde çalışıldığını, ortak bir nokta bulunduğunda bunun da politika tedbirleri içinde yer alacağını bildirdi.
Ekren, bir gazetecinin ''Türkiye, küresel krize olumsuz konjonktürde mi yakalandı'' şeklindeki sorusu üzerine, Orta Vadeli Programı, diğer bütün orta vadeli programlardan ayıran en temel farklılığının ''neden yeni bir perspektif gerekiyor sorgusunun'' başlatıldığı bir program olduğunu belirtti.
Dünyada küresel finansal krizin yanında, gıda ve enerji krizinin de bulunduğunu kaydeden Ekren, programda Türkiye'nin dışındaki gelişmeler, Türkiye'de iş yapma biçimlerinin, karşılaşılan sorunların, iç ve dış çevre koşullarının değişmesinden dolayı yeni bir perspektif gerektiğinin ve Türkiye'nin eskiye oranla birtakım kırılganlıklarını kaybettiğinin vurgulandığını anlattı.
Ekren, programda ayrıca özel sektör ile kamu sektörünün bir kurumsal yapı içinde, ekonomi ve finansal yönetişim modeli kurmasının önemine, kayıt dışılıkla mücadeleye ve ulusal ekonomik savunma konseptinin vurgu yapıldığını kaydederek, ''Bu da şu sinyali veriyordu, ister ulusal konjonktürden kaynaklansın, isterse küresel krizden kaynaklansın Türkiye'nin 2013 ve 2023 hedefleri konusunda kendine has bir yaklaşımı olmaz ise sorunların sadece günlük olanların da patinaj yapılır, öyle gidilir'' dedi.
Mali disiplin konusunda farklı bir yaklaşım içinde olmadıklarını da kaydeden Ekren, ihracat konusunda da Eximbank ile ihracatçının farklı yöne yönelmesi ve içeride alınan teşvik edici ve yönlendirici mali disiplin ile toplam talebin belli seviyede tutulmasını düşündüklerini söyledi.
|