Akdeniz Üniversitesi yerleşkesinde meydana gelen ve dışardan kişilerin de karıştığı kavgada tutuklanan 22 kişi ilk kez hakim karşısına çıktı.
Elinde silahla görüntülenen zülfikarlı saldırganın sakalını kestiği ve takım elbise giydiği görüldü.
Akdeniz Üniversitesi Öğrenci Yurdu ve Yerleşkesi içerisinde 4 ve 6 nisan tarihlerinde yaşanan olaylarla ilgili açılan davanın bugün başlayan duruşmasının ilk bölümünde, olaylara öğrenci olmadıkları halde karışan Ömer Ulusoy'un da aralarında yer aldığı 9'u tutuklu, 1'u tutuksuz 10 sanığın ifadeleri tamamlandı.
Akdeniz Öğrenci Yurdunda 4 Nisan tarihinde karşıt görüşlü öğrenciler arasında, 6 Nisan tarihinde de yerleşke içerisinde öğrenci grupları ve öğrenci olmayan kişilerin karıştığı olaylarla ilgili Antalya Cumhuriyet Savcılığınca açılan davanın ilk duruşması, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde saat 10.40'da başladı. Duruşmada 22'si tutuklu 46 sanıktan katılanların kimlik tespitleri tek tek yapılırken, öğrenci gruplarına 6 Nisan Pazar günü yerleşke içerisinde ateş açan ve Anadolu Ajansı Foto Muhabiri Okan Özer tarafından bu anlar kare kare görüntülenen Ömer Ulusoy, mesleğinin sorulması üzerine ''Kahveciyim'' yanıtını verdi.
Yakalandığında sakalı kesilmiş olarak görülen Ömer Ulusoy'un, duruşmada da takım elbise giydiği ve bıyığını kestiği görüldü.
''ÇAĞIRMAYA GEREK YOKTU''
Duruşmanın iki saati aşkın süren ilk bölümü, öğle arası verilerek tamamlanırken, mahkeme ilk bölümde Ömer Ulusoy'un aralarında yer aldığı, öğrenci olmadığı halde olaylara karışan 9 tutuklu sanık ile bir tutuksuz sanığın ifadelerini aldı. Tabancayla ateş açtığı ve olaylara karıştığı gerekçesiyle hakkında, ''Öldürmeye teşebbüs'', ''Silahla birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit'', ''Suç işlemeye alenen tahrik'', ''6136 Sayılı Ateşli Silahlar Kanunu'na Muhalefet etmek'' suçlamaları kendisine hatırlatılan sanık Ömer Ulusoy, 15 dakika ifade verdi. Sanık Ulusoy, Mahkeme Başkanı Mehmet Deveci'nin ''Seni kim çağırdı? Üniversiteye neden gittin?'' sorusuna, ''Türk bayrağı yakılıyordu. Kimsenin çağırmasına gerek yoktu'' yanıtını verdi.
Deveci'nin neden tabanca taşıdığını sorması üzerine de Ulusoy, ''Silahı, düşman sahibi olduğum için taşıyorum'' dedi.
''Terör örgütü sempatizanı'' olduğunu öne sürdüğü öğrencilerin Abdullah Öcalan posterini Akdeniz Öğrenci Yurdunda astıklarını ve Türk bayrağını yaktıklarını duyduğunu ifade eden Ulusoy, öğrenciler arasında yerleşke içerisinde yaşanan kavga için 6 Nisan Pazar günü gittiğinde de sol görüşlü öğrencilerin terör örgütü lehine sloganlar attıklarını iddia etti. Kendisinin de taşlı sopalı saldırılar arasında kaldığını, bu sırada kaçmak amacıyla ateş ettiğini iddia eden Ulusoy, ''Silahı, kaçmak amacıyla sıkıyordum. Zaten bu görüntülerde de var. Görüntülerde görülüyor, sıkarken kaçıyorum'' diye konuştu.
''NİŞAN ALMAYA GEREK YOKTU''
Mahkeme Başkanı Mehmet Deveci'nin sorusu üzerine, olaylar sırasında kendilerine yapılan saldırılar nedeniyle kaçmak ve korkutmak amacıyla 7-8 el ateş ettiğini, öldürme kastının olmadığını iddia eden Ulusoy, şunları söyledi:
''Öldürme kastım olsaydı, ölenler ve yaralananlar olabilirdi. Çok kalabalıktı. Bu rahatlıkla olurdu. Nişan almaya gerek yoktu. Havaya ateş ettim. Bize saldırdılar ve çembere almaya çalışıyorlardı. Bu yüzden silahla ikaz atışı yaptım. Suç işlemeye de tahrik etmedim. Daha sonra olay yerinden kaçtım. 3-4 gün sonra da kendim teslim oldum. Öldürme kastım yok.''
Elinde tabancalı görüntülerinin bulunduğu fotoğraflar da kendisine gösterilen Ömer Ulusoy, savcılıktaki bazı ifadelerini ise kabul etmedi.
Kahvecilik yaptığını ve Antalya Ülkü Ocaklarına gidip geldiğini anlatan Ulusoy, adresinin sorulması üzerine de iddianamede yer alan bir partinin il binasının yer aldığı adreste kaldığını yineledi.
DİĞER İFADELER
Ömer Ulusoy'un ardından, yine olaylarda kurusıkı tabancayla ateş açtığı görüntülenen Tahir Kara'nın (19) da ifadesi alındı. Kendisinin üniversiteye hazırlandığı için olay günü, yaşanan olayları bilmeden yerleşkeye gezmeye gittiğini, taşlı sopalı grupların saldırısının ortasında kaldığını öne süren Tahir Kara, üzerinde taşıdığı bozuk olan kurusıkı tabancayla korkutma amacıyla ateş açtığını iddia etti.
Sanıklardan Mustafa Gümüş de ÖSS'ye hazırlandığını, bu nedenle işi olduğu için gittiği yerleşkede olaylara karışmadığını öne sürerek, taş gelmesi sonucu ayağının kırıldığını söyledi. Gümüş, soru üzerine, Ülkü Ocaklarına İngilizce eğitimi için gittiğini öne sürdü.
''Silahlı tehdit ve suç işlemeye tahrik'' suçlamalarıyla yargılanan ve taş attığı belirlenen Ahmet Çuhadar (41) da Mahkeme Başkanı Deveci'nin ''Yaşın geçmiş. Ne işin var üniversitede'' sorusuna, üniversitede çalışan bir arkadaşını bulmak için yerleşkeye gittiğini, bir anda kendisini olayların içinde bulduğunu ve kendisine atılan taşı attığını öne sürdü.
Öğrenci olmayan sanıklar Ayhan Sezgin, Çağrı Bulut da olaylarla ilgileri olmadığını, yerleşkeden ayrıldıktan sonra evinde 4 kurusıkı tabanca bulunan İsmail Ahmet Turgut da bu tabancaların suç unsuru taşıdığını bilmediğini öne sürdü.
''NE İŞİN VAR KILIÇLA''
Sanıklardan Mesut Göçük de arkadaşı Ömer Ulusoy'u, Antalya Ülkü Ocaklarına gittiğinde tanıdığını, kendisinin de karşıt görüşlü öğrenciler arasında yaşanan olayları duyduğunu ve 6 Nisan Pazar günü bir öğrenci arkadaşının yardım istemesi üzerine yerleşkeye gittiğini söyledi. Olaylar sırasında elinde kılıçla görüntülenen Göçük, Mahkeme Başkanı Deveci'nin bu yöndeki sorusuna, ''Olayları duydum ve arkadaşlarım için üniversiteye gittim. Arkadaşlarım, saldırıya uğradıklarını ve sıkıştıklarını söyleyerek, yardım istemişlerdi. Elimdeki imitasyon kılıcı, görüntü olsun diye aldım'' yanıtını verdi.
Kılıcın hediyelik eşya olduğunu, bununla kimseyi tehdit etmediğini ve yaralamadığını öne süren sanığın sözleri üzerine, Mahkeme Başkanı Deveci, ''Orada öyle görüntü mü olur. Ne işin var kılıçla'' diyerek tepki gösterdi.
Tutuklu sanık Savaş Yıldız da olay günü Ülkü Ocaklarından tanıdığı Ömer Ulusoy'la yolda karşılaştıklarını ve Ulusoy'un kendisine, ''APO'nun posteri asılmış. Hadi gidelim'' dediğini belirterek, Ulusoy'la birlikte yerleşkeye, meraklarından gittiklerini öne sürdü.
Tutuksuz yargılanan Mehmet Şahin'in de ifade verdiği sırada, öğrencilerin avukatları, Şahin hakkında olaylardan sonra yakalama kararı çıkarıldığını ve bu kararın devam ettiğini bildirdiler. Şahin de ifadesinde, Ülkü Ocaklarından tanıdığı bir öğrencinin kendisine telefon açarak olayları anlattığını ve yardım istediğini belirterek, bu nedenle yerleşkeye gittiğini, daha sonra iş için İstanbul'a gitmek zorunda kaldığını, kaçmasının söz konusu olmadığını iddia etti.
Mahkeme Başkanı Deveci, yakalama kararı nedeniyle Şahin'in duruşma salonunda polisler tarafından gözaltında tutulması talimatını verirken, hakkında duruşma sonunda karar verileceğini bildirdi.
Duruşma, öğleden sonra tutuklu ve tutuksuz sanık üniversite öğrencilerinin ifadelerine başlanmasıyla devam ediyor.
Öte yandan, duruşma Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde devam ederken, bir grup öğrenci, adliye önünde basın açıklaması yaptı.
Davanın ilk duruşmasına başlanmadan önce Antalya Cezaevinde tutuklu bulunan 22 sanık, 3 ayrı cezaevi aracıyla adliyeye getirildi. Davada yargılanan Akdeniz Üniversitesi öğrencilerinin aileleri ile tutuksuz yargılanan öğrencilerin toplandığı adliye binası ve çevresinde polis ekipleri geniş güvenlik önlemi aldı. Cezaevi araçlarının geçişi sırasında tutuklu öğrencilerin aileleri alkışladılar.
POLİSLERLE GAZETECİLER ARASINDA ARBEDE
Zanlıların adliyeye getirilişi sırasında polis görüntü alınmasına engel olmak isteyince, polis ve gazeteciler arasında arbede yaşandı. Polisler, savcılığın görüntü alınmasına izin verilmediğini belirtirken, savcılık böyle bir talimat olmadığını bildirdi.
Ömer U'nun getirilişi sırasında cezaevi aracı binaya tamamen yaklaştırılarak gazetecilerin görüntü alması engellendi. Davanın ilk duruşmasında, 6 Nisan'da yerleşke içerisindeki olaylara öğrenci olmadığı halde karışan ve öğrenci gruplarına ateş ettiği görüntülerle de tespit edilen Ömer Ulusoy'un da aralarında yer aldığı 22'si tutuklu, 46 sanık hazır bulundu. Sanıkları, çok sayıda avukat temsil etti.
Sanıkların yargılandığı ilk duruşma, sanık sayısının fazlalılığı nedeniyle, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde tek duruşma olarak görülüyor. Ömer Ulusoy'un sakalsız ve takım elbiseli katıldığı duruşmaya sadece sanıklar, avukatları ve gazeteciler alındı.
Yaşanan olaylarla ilgili, yerleşke içerisindeki olaylarda tabancayla 9 el ateş ettiği tespit edilen Ömer Ulusoy, 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle ''Öldürmeye teşebbüs'', 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası talebiyle ''Suç işlemeye tahrik'' ve 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle ''silahlı tehdit'' suçlamaları olmak üzere 3 ayrı suçlamayla ilgili toplam 13 yıldan 25 yıla kadar hapis cezası talebiyle, olaylara karıştığı iddia edilen öğrenciler ve üniversite dışından gelen zanlılar da ''Kamu malına zarar verme'' ve ''Suça tahrik'' suçlamalarıyla yargılanıyor.