| Orhun-Selenga
ırmakları ile, Türkler’in kutlu ülke saydıkları Ötüken havalisi merkez olmak
üzere güneyde Huang-ho nehri dirseğine kadar genişleyen Hun siyasî birliğinin kesin
tarihini M.Ö. IV. asırdan itibaren takip
etmek mümkün olmaktadır.
Hunlar’la
ilgili ilk tarihi vesika olarak bir anlaşma zikredilmiştir ki, bu da M.Ö. 318
tarihlidir. Bu belge zikredililirse iyi olur. Hunlar daha sonra Çin topraklarında
baskıyı artırdılar. Mahallî hanedanlar, uzun müdafaa savaşları sırasında Hun
süvarilerinden korunmak maksadı ile, yerleşim sahalarını ve askerî yığınak
yerlerini surlarla çevirmeğe başladılar. Çin hanedanından Si-huang-ti (M.Ö.
259-210) Hun taarruzlarına karşı kuzey sınırlarını tamamen buruşmak için,
surların iç kısımlarını yıktırırarak elde ettikleri malzeme ile dış surları
birbirine bağlamak ve boş yerleri tamamlamak sureti ile meşhur “Çin Seddi”ni meydana getirdi (M.Ö. 214).
Böylece Çinliler’le Türk akınlarına karşı en tesirli tedbiri aldıklarına kanaat
getirdikleri bir sırada iki mühim hadise vukua geldi. Bunlardan birincisi Çin’de uzun
müddet dirayetli imparatorlar yetiştiren Han sülalesi (M.Ö. 202-M.S.220)’nin
kurulması, ikincisi, Hun Devletinin başına da Mete Han’ın (M.Ö. 209-174)
geçmesidir.
|