|
422 yılı Avrupa Hunları tarihinde yeni bir devrin başlangıcı gibidir. Bu tarihte Hun
hükümdar ailesine mensup dört kardeşten (Rua, Muncuk, Aybars, Oktar) Rua imparatorluk
makamını işgal ediyor, Muncuk (Atilla’nın babası) erken öldüğü için diğer iki
kardeş “kanad kralları” durumunda bulunuyorlardı. Siyasette Uldız’ın izinde
yürüyen Rua, Bizans’ın Hun ordusunu isyana teşvik etmek ve tabi kavimleri
Hunlar’dan ayırmak maksadı ile Hun topraklarında faaliyete geçirdiği casusluk
şebekesi ve propagandacıları ileri sürerek tertiplediği Balkan seferinde (422), hiç
mukavemet göstermeyen Bizans’ı yıllık vergiye bağladı: 350 libre altın.
İmparator II. Theodosios (408-450)’un, 423’te henüz 4 yaşında iken Batı Roma
İmparatoru ilan edilen III. Valentinianus karşısında Roma’ya sahip olmak iddiası
ile İtalya’ya ordu ve donanma sevk etmesi Batı Roma’yı Hunlar’a daha çok
yaklaştırdı.
Roma
senatosunun da küçük imparatorun yerine I. Notarius (Devlet Baş müsteşarı)
Johannes’i seçmesi üzerine o sırada 35 yaşında bulunan ünlü asilzade Aetius,
yardım sağlamak için Rua’nın yanına geldi. Hun İmparatoru 60 bin süvari başında
İtalya’ya yöneldi. Savaşa girmeden kuvvetlerini çeken Bizans’tan ağırca bir harp
tazminatı alındı. 429’da “Magister
militum”, 432’de konsül olan, 433’te Roma İmparatorluğu’nun en yüksek makamı
“Patricius”luğa yükselerek uzun müddet ordular başkumandanlığı yapan Aetius
gençlik çağının Roma tahtı işlerine karışmaktan doğan buhranlı anlarını Hun
yardımı ile atlatmış, 432 yılında Afrika’da Vandal kıralı Geiserk ile mücadele
eden rakibi Bonifacius karşısında, canını Rua’ya sığınmak suretiyle
kurtarmıştır.
|