| Bütün bunlar
Rua’nın kuvvetli şahsiyeti ile Hun devletinin her iki Roma’nın iç ve dış
siyasetlerine istikamet verdiğini göstermekte idi. Artık Hunlar’a tabi “barbar”
kavimlerin Roma’ya güvenerek herhangi bir harekete kalkışmaları bahis mevzuu
değildi. Ancak, Bizans tarihçisi Priskos’un ifadesi ile Rua’dan barışı yılda 350
libre altınla satın almış olan II. Theodosios, yine de, Hun idaresinde yaşayan
yabancıları gizlice kışkırtmakdan geri kalmıyordu.
Bu sebeple Rua o zamana kadar devam
edegelen, Bizanslılar’ın Hun İmparatorluğundaki yabancılarından asker toplama
faaliyetlerini ve Bizanslı tacirlerin Hun topraklarında ticaret yapmalarını yasak
etti. Ülkesi dahilinde hiçbir Grek serbest dolaşamayacak ve ticaret belirli sınır
kasabalarında yapılacaktı. Bu arada Rua, bir müddet önce Bizans’a sığınmış
olan Hun ileri gelenlerinden Mama ile Atakam’ın oğullarının ve diğer Hun
kaçaklarının iadesini istedi. II. Theodosios süratle anlaşma yolu bulmak ümidi ile
elçilik heyetini Hun başkentine göndermeğe karar verdi.
Fakat o sırada Rua öldü (434 baharı).
Bizans kudretli bir düşmandan kurtulduğu için seviniyor, Piskopos Proculus, Tanrının
dindar imparator Theodosios’un dualarını kabul ederek Bizans üzerinden bir tehlikeyi
kaldırdığını vaaz ediyordu. Fakat Hun sınırlarına gelen Bizans elçilik heyeti
Rua’yı gölgede bırakan bir Türk Başbuğu ile karşılaşmıştı: Attila. Hunların
başına geçtiği zaman 39-40 yaşlarında olan Attila, babası Muncuk erken öldüğü
için, amcası Rua’nın yanında yetişmiş, onunla birlikte seferlere katılmış,
çeşitli kavimleri yakından tanımak imkanını bulmuş, devlet idaresini ve Hun iç ve
dış siyasetinin esaslarını öğrenmişti.
|