| Bu çağda, daha
doğrusu 6-9. asırlarda Orta Asya’nın “etnik” görünüşü aşağı yukarı
şöyle idi:
1- Töles: (Tölös,
Tölis, Töliş, Çince’de Tie-le)’ler, bütün Orta Asya’ya yayılmış görünen
en kalabalık Türk gurubu. Baykal Gölü’nden Karadeniz’e kadar yayılan bu
toplulukların hepsi de Türk menşeli saymak doğru olmasa gerektir. Mesela en batıda
gösterilen bazılarının (mesela Alanlar) Iranlı oldukları biliniyor. Wu-hun (=
Ugor)’da Urallı bir kavim grubudur. Töles kabilelerinin adları tamamen henüz
çözülememiş olmakla beraber, Hunlar’dan geldikleri ve umumiyetle dil ve örflerinin
Gök-Türkler’inkinin aynı bulunduğu belirtilmiştir. Bazı Çin kayıtlarına göre,
Tabgaçlar devrinde (363-534), yüksek tekerlekli arabalar kullandıklarından dolayı,
Kao-kü diye adlandırılan bir kısım Töles kabileleri, diğer Türkler gibi
kendilerini Kurt atadan türemiş kabul ederlerdi.
2- Tarduş: 7. asrın ilk
çeyreğinde Töles kabilesinden bir grup. Orhun Nehri-Altaylar arasında sakin olup
Tölesler’in en zengin ve cesurları olarak gösterilirler.
3-Uygurlar: Tola
ırmağının kuzey sahasında yer almışlardır.
4- On-ok’lar: Altaylar’ın batısından Seynah (Sır-derya)
yakınlarına kadar uzanan geniş bölgede görünüyorlar. “Batı Gök-Türkleri”
diye de anılmışlardır. Türgişler ve Karluklar To’lular’dan idiler. Ayrıca aynı
sahada Cuyüe ve Ç’u-mi adları ile anılan Türk kabilelerinden bir kısmı 630’u
takip eden yıllarda, Gök-Türk Hakanlığı’nın fetret devresinde Beşbalık
civarındaki kurak bozkırlara çekilmişler ve Şa-t’o Türkleri (Çöl Türkleri)
adını almışlardır.
5- Basmıllar: İdukut
(hükümdar)’ının Türk olduğu belirtilen bu kavmin aslen yabancı olup, Türklerle
karıştığı ileri sürülmüştür. Daha ziyade iç Asya’da Beş-balık havalisinde
görünmektedirler.
6-Kırgız’lar: Baykal’ın
batısında, Yenisey nehrinin kaynakları bölgesinde idiler.
7-Oğuz’lar: Selenga
Irmağı-Ötüken bölgesinde oturuyorlardı.
8- K’i-tan, Tatabı,
Dokuz-Tatar: Oğuz-Tatar gibi Moğol soyundan kabileler doğu bölgesinde Kerulen ve
Onon nehirleri havalisinde bulunuyorlardı.
Ancak hatırlatmak gerekir ki, bütün bu topluluklar zaman zaman yer
değiştirmekte, arada bir çözülen boylardan yeni yeni birlikler meydana getirmekte,
yani oynak kütleler teşkil etmekte idiler.
|