Sayfayı Yazdır

İstemi’nin Ölümü (576)

 

              Resmi ünvanı “Yabgu” olması gerekirken (kendisine bağlı batı Gök-Türk halkı bazen Yabgu Türkleri diye anılıyordu), kitabelerde bile “Kagan” diye zikredilen bu büyük şahsiyetin ölümünü, yukarıda adı geçen Türk-şad’ın sözlerinden öğreniyoruz. Türk-şad’ı sinirlendiren hususlardan biri de, ölen “atası”nın yas günlerinde Türkler’in rahatsız edilmeleri idi. Yol hatıraları Gök-Türk hakanlığının batı bölgelerindeki kavimler bakımından çok mühim olan elçi Valentinos’a hitaben yapılan bu konuşma ayrıca Türk fetihlerinin hem şeklini, hem felsefesini açıklamak itibariyle büyük değer taşımaktadır:

            “Ben esirlerimiz olan Uar-Huni (Avar)’lerin hangi yoldan Bizans’a gittiklerini biliyorum. Dinyeper’in, Meriç’in nerede olduğunu, Tuna’nın nereye aktığını biliyorum. Gün doğusundan gün batısına kadar ülkeler bize diz çökmüştür. Alanlar’ı On-Ogurlar’ı görüyorsunuz. Bize karşı gelmek cesaretini gösterdiler, fakat ümidleri boşa çıktı. Roma’ya da geleceğiz”. Gök-Türk sınırlarının Kafkasya’nın kuzeyine kadar uzandığını ortaya koyan bu sözler Bizans’ı açık bir tehdit manasını ifade ediyordu. Ancak Türk-şad şaka yapmadığını gösterdi. Kırım’da Bizans’a ait ünlü Kerç Kalesi Türk kuvvetleri tarafından zapt edildiği zaman Doğu Roma elçileri henüz Gök-Türk topraklarında idiler (576).

             Bu, Gök-Türk hakanlığının Mançurya sınırlarından Karadeniz’e kadar uzanarak genişliğinin son haddine ulaştığı tarihtir.

             İstemi’den sonra yerine geçen oğlu Tardu (576-603) (Çincesi Ta-teu, aslında bir unvan), cesareti ve savaş severliği ile babasına benzemekte idi ise de, ihtirası yüzünden, T’a-po Hakan’ın açmış olduğu ayrılık çizgisini büsbütün derinleştirdi. Çinliler, onun bu zaafından faydalandılar: Önce, hakanlığın kendine verilmemiş olmasından dolayı küskün olan Ta-lo-pien’i (Mu-kan’ın oğlu) T’a-po’ya karşı kullanarak Tardu’nun yanına gitmesini telkin ettiler. Halbuki Mu-kan bile bu oğlunu tahta namzet göstermemiş idi, çünkü annesi asil (Türk soyundan ) değildi. Ulu hakan T’a-po 581 de ölürken, kendi oğlu yerine onun hakan olmasını arzu ettiği halde, danışma kurulu (Devlet meclisi) bunu kabul etmeyerek K’o-lo’nun oğlu İşbara (Çincede Şa-po-lüe)’yi hakanlığa getirmişti.

 

Geri

Copyright  © 2001