| Doğu
Türk Hakanlığını yıkan ve kağan soyundan olanları başkentlerine götürüp
bunlara kontrol altında tutabilecekleri görevler veren Çinliler, Türklerden tamamen
kurtulmak için Türk halkını yok etmeyi, Çinlileştirmeyi düşündüler. Onun için
Türklerin büyük bir bölümünü Çin Seddi boyuna yerleştiler. Fakat bu baskı
Türklerin direncini arttırmaktan başka bir işe yaramadı. Dillerine, örf ve
âdetlerine sımsıkı sarıldılar, öç almak için bilendiler. Elli yıl süren esaret
hayatında fırsat buludukça baş kaldırlar.

Bu baş kaldırmalardan biri
Türk tarihinin altın sayfalarını oluşturur ve "Kür-Şad İhtilali" olarak
anılır. Türk Prensi Kür-Şad, eski Türk kağanlarından Çuluk'un küçük oğlu idi.
Çin İmparatorunun saray muhafız kıtasında görevli bulunuyordu. O sırada Çin
İmparatoru Tang sülalesinden Tay-Çung idi.
Kür-Şad, otuz dokuz arkadaşı
ile, Türk devletini diriltmek, esaretten kurtarmak için gizli bir ihtilal komitesi
kurmuştu. Son derece vatansever, cesur, güçlü ve keskin nişancı olan kırk kişi bir
darbe planı hazırladılar. İmparator Tay-Çung, bazen hükümdar kıyafetiyle bahçede,
bazen de geceleri kıyafet değiştirerek şehirde tek başına dolaşmaya çıkardı. Onu
yakalayıp Türk illerine kaçıracak, Çin sarayında esir bulunan Türk soyluları ve
Çin işgalindeki Türk toprakları ile takas edeceklerdi. Sonra da bütün Türkleri
ayaklandıracaklardı. 40 Türk genci için Çin imparatorunu kaçırmak zor değildi.
Gizli komite o gece imparatorun
saraydan çıkacağını haber almış, birbirlerine harekete geçeceklerini
bildirmişlerdi.
Kür-Şad'ın arkadaşları,
görevlerini bırakarak kararlaştırılan yere geldiler. Fakat, o gece ansızın büyük
bir fırtına patlak verdi ve imparator sarayından çıkmadı. Planı ertelemek
tehlikeliydi. Çünkü görevden ayrıldıkları anlaşılacak, ihtilal hazırlığı
duyulacaktı. Bu, bütün esir Türklerin kılıçtan geçirilmesine sebep olabilirdi.
Onun için 40 Türk yiğidi, imparatorun çıkmasını beklemeden sarayı bastılar.
Yüzlerce saray muhafızını öldürdüler. Ancak, kaçıp kurtulanların haber vermesi
üzerine Çin ordusu saraya doldu. Bu durumda imparatoru kaçıramazlardı. Kür-Şad,
sarayı terketmek, planın ikinci kısmını uygulamak, yani "saray ahırına
hücum" emrini verdi.
40 yiğit ahırdaki
muhafızları ve seyisleri de öldürerek atlara binip şehir dışına sürdüler. Fakat
bütün bir ordu peşlerindeydi. Şehir yakınındaki Vey Irmağı'na gelince mecburen
durdular.Derhal cephe alıp savaş durumuna geçtiler.Burada da yüzlerce Çin askerini
öldürdüler. Ordu çok kalabalıktı. Türk yiğitleri kanlarının son damlasına kadar
vuruşarak can verdiler.
İhtilal başarılamadı ama, esir
Türklerin gönlündeki hürriyet ateşi büyüdü büyüdü ve dalga dalga bütün Türk
illerine dağıldı.
Bu olay 639 yılında olmuştu.
İhtilâl ateşi 41 yıl sönmeyecek ve 41. yılda bağımsızlıklarını
kazanacaklardı.
|