Ancak
hakanlık bir kazan gibi kaynamakta idi. Kitabelerdeki: “Amcam Kagan’ın idaresi
karışıklık içine düştüğü, halkta ikilik ortaya çıktığı zaman...” gibi
ifadeler de durumu açıklamaktadır. Az’lar ve arkasından İzgiler şiddetle ezildi
(715). Fakat hakanlığın esas kütlesini meydana getirdiği için devleti temellerinden
sarsarak, nihayet ihtilale sebep olan Oğuzların isyanları Gök-Türk içtimaî
bünyesinde derin yaralar açtı ve en büyük neticesi batı (On-oklar ülkesi, yani
Karluklar, Türgişler ve Maveraünnehir)’in hakanlıktan kopması oldu.
714 yılı
sonbaharında başladığı anlaşılan Oğuz ayaklanmalarının –Oğuzların devlete
olan nisbetleri dolayısıyla-, hayretle karşılandığı kitabelerden sezilmektedir: “Dokuz Oğuz kavmi kendi kavmim idi, gök ve yer
karıştığı için, düşman oldu”. 715 baharında Kagan’ın açmak zorunda
kaldığı Dokuz-oğuz seferinde mağlup edilen Oğuzların hayvanları öldürüldü. 716
senesinde Oğuz kabilelerinden Bayırkular şiddetle tenkil edildi.
Fakat, bu
ömrü boyunca durup dinlenmeyen haşin tabiatlı Kapagan Kagan’ın seri halindeki
zaferlerinin sonuncusu oldu. Kendinden emin, Ötüken’e dönerken yolda
Bayırkular’ın pususuna düştü, üzerine atılan bir Bayırkulu tarafından
öldürüldü (22 Temmuz 716). Bayırkular’ın Çin ile temas halinde oldukları, bu
sırada onlar nezdinde bir Çin elçisinin bulunmasından anlaşılıyor. Hatta rivayete
göre Kapagan’ın kesilen başı bu elçi tarafından Çin’e götürülmüştür.
|