731 yılında da Kül
Tegin öldü (eski Türk takvimlerine göre, “koyun” yılının 17. günü = 27 Şubat 731). 47 yaşında idi ve İnançu, Apa, Tarkan
ünvanlarını taşıyordu. yedi yaşından beri ömrünü Türk milletinin yücelmesine
hasreden cesareti, savaşçılığı hem Türk, hem Çin vesikalarında övülen Kül
Tegin’in büyük kahramanlıklarından biri, Gök-Türk karargahının 716’da
Dokuz-Oğuzlar tarafından basıldığı zaman görülmüştü. Bilge Kagan anlatıyor:

“Anam hatun, büyük kadınlar, kardeşlerim, gelinim, prenseslerim cariye olacaktı.
Ölenler yolda kalacaktı. Kül Tegin karargahı vermedi. O, olmasa idi hepiniz
ölecektiniz”. (Kitabeler). Ölümü hakanlıkta büyük teessür yaratan kahraman
hakkında işte kitabelere geçen samimi ifadeler (Bilge’nin ağzından):
“Küçük kardeşim Kül Tegin öldü, görür gözüm görmez oldu, bilir bilgim bilmez
oldu. Zamanın takdiri Tanrınındır. Kişi-oğlu ölmek için yaratılmıştı.
Yaslandım, gözden yaş, gönülden feryat gelerek yanıp yıkıldım... Milletimin
gözü, kaşı (ağlamaktan) fena olacak diye sakındım”.
Çin’de de aynı üzüntü duyulmuş,
imparator hususî elçi ile Ötüken’e baş sağlığı mektubu göndermiş, Kül
Tegin’in hatırasına dikilecek abideye Çince bir metnin de kazınmasını arzu
etmişti.
|