İki büyük
yardımcısını kaybeden Bilge’nin 734 yazında K’i-tan ve Tatabılara karşı
Töngkes Dağı’nda kazandığı zafer dışında bir faaliyeti görülmemektedir.
Bilge, kendisi ile evlenmesi kararlaştırılan Çinli prenses için teşekkürlerini
bildirmek üzere imparatora elçi göndermiş, fakat bu evlenme gerçekleşmemiştir.
Çünkü yukarıda da adı geçen Buyrukçur tarafından zehirlendi. Ölünceye kadar,
başta bu nazır olmak üzere işbirlikçilerini bertaraf eden Bilge nihayet 25 Kasım
734’te öldü (“İt” yılının 10. ayının 26’sı). 19 sene “şad” ve 19
yıl kagan olmuş, Çin kaynaklarında da belirtildiği üzere, çok güvendiği “Türk
milletini çok sevmek” ile tanınmıştı.
“Ey Türk milleti, üstte gök yıkılmaz, altta yer delinmezse, devletini, töreni kim
bozabilir” (Kitabeler) diyen Bilge, oğlu tarafından diktirilen kitabede şunları
söylemektedir: “... Üstte Tanrı, aşağıda
yer buyurduğu için milletimi, gözünün görmediği, kulağının duymadığı ileri
gün doğusuna, geri gün batısına, beri gün ortasına, yukarı gece ortasına kadar
götürdüm. Altının sarısını, gümüşün beyazını, ipeğin halisini, atın
ayrığını, kakım’ın siyahını, sincab’ın gökünü milletime, Türklerime
kazandırdım”.
Bilge Kagan’ın ölümü, Kül
Tegin’in acısını henüz unutmayan Türk halkını yasa boğdu. Çin imparatoru da
ülkesinde matem ilan ederek, taziyetlerini bildirdi. Bilge için bir anıt-kabir
inşasına ve bir kitabe dikilmesi hazırlığına başlandı. Metni yine Yollıg Tegin
kaleme almış ve bir ay 4 günde taşa kazımıştı (735). Çin imparatorunun arzusu
üzerine buraya da Çince bir kitabe ilave edildi.
|