Umumî Türk
tarihi içinde Gök Türk çağının, Türk milletine yön verici, merkezî bir hüviyet
taşıdığı bilinmektedir. Kurulduğu 6.
asırdan zamanımıza kadar, hemen bütün Türk dünyası onun derin izlerini muhafaza
etmiştir. Asya Hunları’ndan daha geniş ölçüde ve tâbir câizse daha şuurlu bir
şekilde Asya Türklüğünü bünyesinde birleştirmiş Gök-Türk hakanlığı, Orta
Asya’nın batı sınırlarında Türk halkının yoğunluğunu kaybettiği yerlerde,
siyaseten zayıf düştüğü zamanlarda bile, Türk nüfuzunun yayılmasında büyük rol
oynamıştır. Uygur, Türgiş, Karluk, Hazar hakanlıkları Gök-Türk
Hakanlığı’nın devamı idiler. Uz, Peçenek, Kuman-Kıpçak boyları ondan
ayrılmış zümrelerdi.
Yukarı
İrtiş bölgesinde Kimekler, Aral
Gölü’nün kuzeyinde bir Kıpçak grubu olan Kanglılar,
Kaşgar’ın kuzey-doğusu, Özkent, Talas ve Çu bölgesinde bir Karluk kabilesi olan Yağmalar, yine bir Karluk kabilesi olup, Isık
Göl’ün güney batısı’nda, sonraları Talas civarında, Barsgan ötesinde Kaşgar
havalisinde ve Maveraünnehir’de oturan Çiğiller,
keza bir Karluk kabilesi olarak, Isık göl-Çu ırmağı arasında görülen Tohsılar, Tuharistan, Gazne, Belh,
Sicistan-kuzey Hindistan’da Kalaçlar,
Kaşgar- Balasagun- Talas- Fergane arasında Argu,
Yabaku Çomul, Igrak, Çaruk, Ezgiş, Kençek vb. toplulukları Gök Türkler’e
bağlı Türk kabileleri idiler.
Ayrıca
Karluk, Yağma, Çiğil, Tohsı yolu ile Gazneli,
Harezmşahlar, Hindistan Türk devletleri;
Oğuzlar yolu ile Büyük Selçuklu
İmparatorluğu, Selçuklu devletleri, Atabeylikler, Türkmen beylikleri, Anadolu
beylikleri, Kara-koyunlu ve Ak-koyunlu devletleri, Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye
Cumhuriyeti hep Gök Türk hakanlığının,
etnik bünye, sosyal, idarî askerî ve kültürel mirasçısı olmuşlardır.
Orhun Abideleri
Türk adının, Türk milletinin isminin geçtiği ilk Türkçe metin.. İlk Türk
tarihi.. Taşlar üzerine yazılmış tarih.. Türk devlet adamlarının millete hesap
vermesi, milletle hesaplaşması.. Devlet ve milletin karşılıklı vazifeleri.. Türk
nizamının, Türk töresinin, Türk medeniyetinin, yüksek Türk kültürünün büyük
vesikası.. Türk askerî dehasının, Türk askerlik san'atının esasları.. Türk
gururunun ilâhî yüksekliği.. Türk feragat ve faziletinin büyük örneği.. Türk
içtimaî hayatının ulvî tablosu.. Türk edebiyatının ilk şaheseri.. Türk hitabet
san'atının erişilmez şaheseri..
Hükümdarane eda ve ihtişamlı hitap tarzı.. Yalın ve keskin üslubun şaşırtıcı
numunesi.. Türk milliyetçiliğinin temel kitabı.. Bir kavmi bir millet yapabilecek
eser.. Asırlar içinden millî istikameti aydınlatan ışık.. Türk dilinin mübarek
kaynağı.. Türk yazı dilinin ilk, fakat harikulade işlek örneği.. Türk yazı
dilinin başlangıcını miladın ilk asırlarına çıkartan delil.. Türk ordusunun
kuruluşunu en az 1250 sene öteye götüren vesika.. Türklüğün en büyük iftihar
vesilesi olan eser.. İnsanlık aleminin sosyal muhteva bakımından en manalı mezar
taşları.. Dünyanın bugün belki de en büyük meselesi olan Çin hakkında 1250 sene
evvelki Türk ikazı.. v. s. v. s. (Muharrem
Ergin)
Orhun âbidelerini vasıflandırmak isteyince, insanın zihninde işte bu gibi ifadeler
sıralanmaktadır.
Orhun âbideleri, Göktürk hanedanının Bilge Kağan devrinin mahsulleridir. Birincisi
olan Kül Tigin âbidesini ağabeyisi Bilge Kağan 732'de diktirmiş, ikincisi olan Bilge
Kağan âbidesini de ölümünden bir yıl sonra 735'te kendi oğlu olan kağan
diktirmiştir. Üçüncü olarak verilen Tonyukuk âbidesi ise 720 - 725 senelerinde
kendisi tarafından dikilmiştir.
Orhun civarında Orhun yazısı ile yazılı daha başka kitâbeler de bulunmuştur. Belli
başlıları altı tanedir. Fakat bunların en büyükleri ve mühimleri bu üç
tanesidir.
Orhun
âbidelerine Orhun kitâbeleri de denir. Şüphesiz bunlar kitâbedir. Fakat hem maddî
bakımdan, hem manevi bakımdan bu kitâbeler tartışılmaz birer âbidedirler.
Muhtevaları gibi heybetli yapıları da âbide hüviyetindedir. Onun için bunları ifade
eden en iyi isim Orhun âbideleri tabiridir.
Kül Tigin âbidesi, kağan olmasında ve devletin kuvvetlenmesinde birinci derecede rol
oynamış bulunan kahraman kardeşine karşı Bilge Kağan'ın duyduğu minnet
duygularının ve kendisini sanatkârane bir coşkunluğun içine atan müthiş eleminin
ebedî bir ifadesidir. Bilge Kağan bu ruh hali ile âbide inşaatının başında oturup,
eserin hazırlanmasına bizzat nezaret etmiştir. Âbidedeki ulvî ve mübarek hitabe onun
ağzından yazılmıştır, âbidede o konuşmaktadır, müellif odur.
Âbidenin Çince kitâbesinde Türk - Çin dostluğu, Türk imparatorluğu ve Kül Tigin
methedilmekte ve tanıtılmakta, “Gelecek hadsiz, hesapsız. nesillerin hafızalarında,
onların ortak başarılarının ihtişamı her gün yeniden canlansın diye, uzakta ve
yakında bulunan herkesin bunu öğrenmesi için, bilhassa muhteşem bir kitâbe
yaptık” ve “Böyle adamların ebediyen unutulmayacaklarının muhakkak olmadığını
kim söyleyebilir? Uğurlu haberleri ebediyen ilân için şimdi dağ gibi yüksek bir
âbide dikilmiştir” gibi ifadeler sıralandıktan sonra, tarih kaydedilmektedir.
Âbidenin ve türbenin inşasında Türk. ve Çin sanatkarları beraber
çalışmışlardır. Âbidedeki kitâbeleri Bilge Kağan ve Kül Tigin'in yeğeni Yollug
Tigin yazmıştır.
Bilge Kağan abidesi kendisinin 734'te ölümünden sonra 735'te oğlu tarafından
dikilmişti. Bu âbidede de Bilge Kağan konuşmaktadır. Bu âbidede ayrıca Kül
Tigin'in ölümünden sonraki olayların ilave edildiği görülür.
Tonyukuk âbidesini İltiriş Kağan'ın isyanına iştirak eden ve o günden Bilge Kağan
devrine kadar devlet idaresinin baş yardımcısı olarak kalan büyük Türk devlet
adamı ve başkumandanı Tonyukuk ihtiyarlık devrinde bizzat dikmiştir. Bu âbidede
Tonyukuk konuşmaktadır, bu âbideyi yaptıran odur.
Orhun
âbidelerinin bulunuşu insanlığın en büyük keşiflerinden biridir.
Gerçekten Orhun
âbidelerini, bugün Türkiye'den binlerce kilometre uzakta eski Türk yurdunda, bugünkü
Moğolistan'da Türklüğün şehadet parmakları olarak yükselen bu mübarek taşları
kana kana okumak, her kelimesi üzerinde derin derin düşünmek, resimlerini huşû
içinde seyrederek ruhu yıkamak, her Türk için millî bir ibadettir. .... Muharrem
Ergin
|