Bilge Tonyukuk ben kendim Çin ilinde kılındım. Türk milleti Çine tâbi idi. Türk
milleti hanını bulmayıp Çinden ayrıldı, hanlandı. Hanını bırakıp Çine tekrar
teslim oldu. Tanrı şöyle demiştir: Han verdim, hanını bırakıp teslim oldun.
Teslim olduğun için Tanrı öldürmüştür. Türk milleti öldü, mahvoldu, yok oldu.
Türk Sir milletinin yerinde boy kalmadı.
Ormanda taşta kalmış olanı toplanıp yedi yüz oldu. iki kısmı atlı idi, bir
kısmı yaya idi. 5 Yedi yüz kişiyi sevk eden büyükleri şad idi. Katıl dedi.
Katılanı ben idim. Bilge Tonyukuk.
Bilge Tonyukuk Boyla Bağa Tarkan ile beraber İltiriş Kağan olunca güneyde Çini,
doğuda Kıtayı, kuzeyde Oğuzu pek çok öldürdü. Bilicisi, yardımcısı bizzat
bendim. Çogayın kuzey yamaçları ile Kara Kumda oturuyorduk.
Geyik yiyerek, tavşan yiyerek oturuyorduk. Milletin boğazı tok idi. Düşmanımız
etrafta ocak gibi idi, biz ateş idik.
Öylece oturur iken Oğuz'dan casus geldi. Casusun sözü şöyle: Dokuz Oğuz milletinin
üzerine kağan oturdu der. Çine doğru Ku'yu, generali göndermiş, Kıtaya doğru
Tongra Esimi göndermiş, sözü şöyle göndermiş: Azıcık Türk milleti
yürüyormuş; kağanı cesur imiş; müşaviri bilici imiş; o iki kişi var olursa,
seni, Çini öldürecek derim; doğuda Kıtayı öldürecek derim; beni, Oğuzu da
öldürecek derim; Çin, güney taraftan hücum et; Kıtay, doğu taraftan hücum et; ben
kuzey taraftan hücum edeyim; Türk Sir milleti, yerinde hiç yürümesin; mümkünse hep
yok edelim / rim.
O sözü işitip gece uyuyacağım gelmedi, gündüz oturacağım gelmedi. Ondan sonra
kağanıma arz ettim. Şöyle arz ettim. Çin, Oğuz, Kıtay bu üçü birleşirse kala
kalacağız. Kendi içi dıştan tutulmuş gibiyiz. Yufka olanın delinmesi kolay imiş,
ince olanı kırmak kolay. Yufka kalın olsa delinmesi zor imiş. İnce, yoğun olsa
kırmak zor imiş. Doğuda Kıtaydan, güneyde Çinden, batıda batılılardan, kuzeyde
Oğuzdan iki üç bin askerimiz, geleceğimiz var mı acaba? Böyle arz ettim, Kağanım
benim kendimin Bilge Tonyukukun arz ettiği maruzatımı işiti verdi. Gönlünce sevk et
didi.
İki bin idik. İki ordumuz oldu. Türk milleti kılınalı, Türk kağanı oturalı
Şantung şehrine, denize ulaşmış olan yok imiş. Kağanıma arz edip ordu gönderdim.
Şantung şehrine, denize ulaştırdım. Yirmi üç şehir zaptetti. Uykusunu burda terk
edip, yurtta yatıp kalırdı.
Çin kağanı düşmanımız idi. On Ok kağanı düşmanımız idi. Fazla olarak
Kırgızın kuvvetli kağanı düşmanımız oldu. O üç kağan akıl akıla verip Altun
ormanı üstünde buluşalım demiş. Şöyle akıl akıla vermişler: Doğuda Türk
kağanına karşı ordu sevk edelim. Ona karşı ordu sevk etmezsek, ne zaman bir şey
olsa o bizi -kağanı kahraman imiş, müşaviri bilici imiş- ne zaman bir şey olsa
öldürecektir. Her üçümüz buluşup ordu sevk edelim, tamamiyle yok edelim demiş.
Türgiş kağanı şöyle demiş: Benim milletim ordadır demiş. Türk milleti yine
karışıklık içindedir demiş. Oğuzu yine sıkıntıdadır demiş.
Gündüz de gece de dört nala koşturup gittik. Kırgızı uykuda bastık. Uykusunu
mızrak ile açtık. Hanı, ordusu toplanmış. Savaştık, mızrakladık. Hanını
öldürdük. Ka-ğana Kırgız kavmi teslim oldu, baş eğdi. Geri döndük, Kögmen
ormanını dolanıp geldik.
Kırgızdan döndük. Türgiş kağanından casus geldi. Sözü şöyle: Doğuda kağana
karşı ordu yürütelim demiş. Yürütmezsek, bizi -kağanı kahraman imiş, müşaviri
bilici imiş- ne zaman bir şey olsa bizi öldürecektir demiş. Türgiş kağanı
dışarı çıkmış dedi. On Ok milleti eksiksiz dışarı çıkmış der. Çin ordusu
var imiş.
Bögü Kağan bana böyle haber göndermiş. Apa Tarkana gizli haber göndermiş: Bilge
Tonyukuk kötüdür, kindardır, şaşırır. Orduyu yürütelim diyecek, kabul etmeyin. O
sözü işitip orduyu yürüttüm. Altun ormanını yol olmaksızın aştık, İrtiş
nehrini geçit olmaksızın geçtik. Geceyi gündüze kattık. Bolçuya şafak sökerken
ulaştık.
Haberci getirdiler. Sözü şöyle: Yarış ovasında yüz bin asker toplandı der. O
sözü işitip beyler bütün | dönelim, temiz edepli olmak iyidir dedi. Ben şöyle
derim, ben Bilge Tonyukuk: Altun ormanını aşarak geldik. İrtiş nehrini geçerek
geldik. Geleni cesur dedi, duymadı. Tanrı, Umay ilâhe, mukaddes yer, su, üzerine
çöküverdi her hâlde. Niye kaçıyoruz? Çok diye niye korkuyoruz? Az diye ne kendimizi
hor görelim? Hücum edelim dedim.
İltiriş Kağan bilici olduğu için, cesur olduğu için, Çine karşı on yedi defa
savaştı, Kıtaya karşı yedi defa savaştı, Oğuza karşı beş defa savaştı.
Onlarda müşaviri yine bizzat ben idim, kumandanı yine bizzat ben idim. İltiriş
Kağana, Türk Bögü Kağanına, Türk Bilge Kağanına.
Kendim ihtiyar oldum, kocaldım. Herhangi bir yerdeki kağanlı millette böylesi var
olsa, ne sıkıntısı mevcut olacakmış?
Türk Bilge Kağanı ilinde yazdırdım. Ben Bilge Tonyukuk.
|