Gittikçe
yoğunlaşan Manihaizm tesirleri dolayısıyla Uygurlar’da görülen gevşemeye
karşılık, Yenisey bölgesinde yeni bir kudret halinde kendini gösteren ve 20 yıldan
beri Orhun bölgesini baskı altında tutan Kırgızlar 840 yılında kalabalık
kuvvetlerle Uygur topraklarına girdiler. Kara-Balasan’u zapt ederek hakanı
öldürdüler. Ahaliyi kılıçtan geçirdiler. Ötüken’de devletleri yıkılan
Uygurlar kütleler halinde yurtlarını terk ederek Çin sınırlarına ve daha kesif
olmak üzere, zengin ticaret merkezlerinin bulunduğu İç-Asya’ya, Beş-balık, Turfan,
Kuça vb. sahasına göçtüler.
Hakanın
ailesinden iki kadreş tarafından idare edilen bu göçten sonra Uygur tarihinin ikinci
safhası başladı. Göç sırasında, başlarında, kendileri tarafından “kağan”
seçilen prens Vu-hi Tegin (841846)’in bulunduğu Uygurlar bir müddet bazen
Kırgızlar, bazen Çinliler tarafından hırpalandıktan sonra, bir kısmı Çin
tabiiyetine girerken, diğerleri, 5. asırdaki eski yurtlarına, batıya doğru
yollandılar ve her iki tarafta da devletler kurdular. Fakat bunlar artık “Bozkır
Türk Devleti”’nden farklı idiler. Hakimiyeti genişletme düşüncesinde olmamış,
büyük siyasî çatışmalara girmemiş, başta Çin hükümetleri olmak üzere,
komşuları ile dostluk ve ticaret münasebetlerini devam ettirmeyi tercih etmişlerdir.
|