Batıda
Emevi-Arap ilerlemesini durdurmuş olan Türgiş hakanlığının çöküntüye doğru
gittiği tarihlerde Orta Asya Türk ülkelerinin korunması gibi bir tarihi vazife, bu
defa, Karluklar’a düşmüştü. Gerçi Maveraünnehir yine Arapların nüfuzu altına
girmiş ve Seyhun ötesinde bazı Arap ilerleme teşebbüsleri görülmüştü, fakat
bunda artık eski devir Emevi istilacılığını müşahede etmek müşküldü. Zira
gittikçe hızını artıran Abbasi propagandası, Emevîlerin imtiyazlı “Arap milleti adına fetih” düsturu yerine
bütün İslamlar arasında farklılığın kaldırılması ve eşitlik düşüncesini
yayıyordu.
Böylece Arap
bakısının iyice hafiflemesi Çinlileri Orta Asya’da bir iktidar boşluğu husule
geldiği zehabına götürmüş, bundan dolayı Çinliler eski Orta Asya siyasetlerini
canlandırarak, Karluklar’ın dahil bulunduğu bölgeye yeniden el koymak istemişlerdi.
Bu suretle neticede meşhur Talas muharebesi meydana geldi (751 Temmuz). İslamlarla
Çinliler arasında cereyan eden bu savaşa kadar Karluklar T’ang’lar tarafını
tutmakta idiler Fakat onların gittikçe açığa çıkan siyaseti karşısında son anda,
Araplarla işbirliği yaparak, Çinlilerin ağır mağlubiyete uğramasını sağladılar.
Tarım havzasından itibaren batı Karluklar’a, doğu bölgesi Uygurlar’a ait olmak
üzere Orta Asya’nın yeniden Türk hakimiyetinde kalmasını temin eden bu savaşta
uğradığı hezimet yüzünden Çin ağır iç buhranlara sahne olmuş ve artık bir daha
batı ile ilgilenememiştir.
|