Sabarların erken
tarihleri iyi bilinmiyor. Adlarının gösterdiği gibi, herhangi bir ana kütleden
kopmaları bahis konusu ise, onların, asıl yurtları gibi görünen Tanrı Dağlarının
batısı - İli nehri sahasında iken Asya büyük Hun imparatorluğuna bağlı
topluluklardan biri olmaları icabeder. Sabarlara ait ilk kesin bilgi, 461-465
yıllarında Batı Sibirya kavimleri arasındaki büyük kımıldama ve geniş ölçüdeki
göç hadiseleri münasebetiyle, Bizans tarihçisi Priskos (5. yüzyıl) tarafından
verilmiştir.
Doğudan gelen
Avar baskısı karşısında Sabarlar yerlerini terk edip batıya yönelmişler,
Altaylar-Ural dağları arası düzlüklerde (bugünkü Kazakistan bozkırlarının güney
sahası) yaşayan Oğur-Türk boylarını yurtlarından atarak, Tobol ve İçim
ırmakları çevresinde yerleşmişlerdir. Sabarlar bu bölgede yerli halkınkinden çok
üstün kültürleri ile yüzyıllarca süren derin tesirler bırakmışlardır: Tobolsk
dolaylarında, Ob, Tura ve İrtiş boylarında Sabar, Saber (Tapar), Soper, Savri, Sabrei,
Sıbır (Sı-vır) gibi yer ve kale adları yaygındır. Ay-sabar, Kün-sabar gibi şahıs
adlarına da rastlanır. Tobolsk ahalisi buranın en eski sakinlerini Sybyr, Syvyr diye
anmaktadır.
Ayrıca, bu civar
halkın masallarında ve kahramanlık hikayelerinde Sabarlar geniş yer tutar. Sabarları
kendi büyükleri olarak kabul eden Ostiyaklar yanında, Vogulların da, sonraları
tabiyetine girdikleri Ruslara "Sa-per" adını vermiş olmaları, halk
nazarında eski Sabarların üstün durumlarını ortaya koyar. Aynı sahada kurulduğu
bilinen Sibir Hanlığı (16. asır)'nın da başkenti Sibir adını taşıyordu. Bu
kelime zamanla çok geniş bir coğrafyayı ifade etmiştir (Sibirya). Rusların önce
Sibir (İsker) şehrini ele geçirerek bölgeye verdikleri bu ad, Rus harekatı doğuya
ilerledikçe daha geniş sahaları göstermiş böylece Sabar Türklerinin hatırası
günümüze kadar yaşamağa devam etmiştir.
|