Burada durumu kısaca aydınlatabilmek için şu üç hususun
belirtilmesi faydalı olacaktır.
a) Bizans tarihçisi Priskos (5. yy. ortaları) daha Orta Asya'da
Juan-Juan hakimiyetinin çökmesinden 100 sene önce (461-465 hadiseleri, bk. Sabarlar,
Ogurlar), batı Sibirya bölgesinde "Avar" kavminden bahsetmiştir. Diğer bir
kaynak (Zakharias Rhetor, 550 sıraları) da, yine Moğolistan hadiselerinden önce,
batıda bir "Abar" topluluğunu zikretmektedir. Bunlara ilaveten, eski Grek
coğrafyacısı Strabon (M. 1. yy)'un eserinde "Abar-noi"lerin bahis konusu
edildiği, hatta, çok daha eski tarihlerde Grek efsaneleri ile karışık olarak
"Abaris" adının geçtiği bildirilmektedir.
b) Bu kayıtlara göre, bahis konusu Avar (Abar)'ların, M. S. 555'de
tamamen yıkılan Moğolistan Juan-Juanları ile bir ilgisi olmıyacağı açıktır.
c) Esasen, dikkate değer ki, Bizans tarihçisi Th. Simokattes (7.
yy. 2. çeyreği), Avarlar hakkında "Hakikî Avar" ve "Sahte Avar"
diye bir ayırım yapmıştır. Bu kayıt üzerindeki incelemelerde varılan sonuçlara
göre, "Sahte Avar" denilen kütle, aslında, Batı Türkistan-Kuzey Kafkasya
arası ve Don-İtil (Volga) nehirleri dolaylarındaki Oğur boylarına komşu olarak
yaşayan ve Bizans kaynaklarında (Menandros, 6.yy. sonları) "Avar" adı ile
anılan Warkhon(yani Var ve Hun: Simokattes'te)'lardır ki, Gök-Türkler, Hunlar gibi
Y'lı Türk lehçesi konuşan bu iki Türk grubu önce 350 yılını takiben, bağlı
oldukları Juan-Juan idaresini terkedip, batıya yönelerek, Türkistan-Afganistan-Kuzey
Hindistan'da Ak Hun (Eftalit) devletinin kuruluşuna katılan sonra da, Juan-Juanların
458-459 yılında Tabgaç orduları karşısındaki yenilgileri üzerine yine
Moğolistan'daki yabancı hakimiyetinden koparak, Hazar-Aral kuzeyi sahasına gelen War
(Var) ve Hun adlı Türk kabileler birliği idiler ve yaptıkları işe uygun olarak,
batıda topluca Apar (Abar, Avar) diye anılmışlardır.
Demek ki Avrupa Avar hakanlığının kurucularını ve hakim
zümresini, Asya içlerinden gelen ve güney Rusya düzlüklerinde karşılaştıklan Ogur
boyları ile birlikte, aralarında, Gök-Türklerin siyasî genişlemesi dolayısiyle
baskı altında kalarak batıya çekilen bazı Moğol ve Alan gibi îranlı yabancı
unsurların da bulunduğu kalabalık Türk kütleleri teşkil ediyordu.
Esasen Avar
hakanlığında mevcudiyeti anlaşılan bazı Türk idarî makamlar yine Türkçe
deyimlerle anıldığı gibi (Tudun, Yugruş, Tarhan, Boyar, Ban vs. unvanları), adları
tarihe geçmiş Avar devlet adamları şüphesiz Türk menşeli idiler; ünlü hakan
Bayan'ın adı da Türkçe bir kelimedir.
Avar çağı
mezarlarındaki iskeletlerde Mongoloid tipin fazlasiyle baskın olduğu beyanı da
inandırıcı olmaktan uzak görünmektedir. Zira, Avar imparatorluğu nüfuz sahasına
giren bölgelerde (Macaristan, Arnavutluk, Hırvatistan, Çekoslovakya, Avusturya, güney
Almanya) 1970'lere kadar yapılan, Avar çağı ile ilgili arkeolojik kazılarda
çıkarılan insan iskeletlerinde Germen, İslav, Iranlı, Fin-Ugor gibi türlü tipler
arasında Türk tipinin de (braki-sefal) dikkati çekecek ölçüde olduğu, hatta bazı
buluntu yerlerinde, aslî Türk soyunu temsil eden "Andronovo-tipi"ne bile %
10-15 gibi oldukça yüsek bir nisbette rastlandığı tesbit edilmiştir.
|