Kaynaklarda açıklandığına göre, Hazar hakanlığı refah içinde idi. İbn Fadlan
(M.922) Hazarların bal, mum, un, kadife ve kürk ticareti yaptıklarını, Gerdîzî (M.
1048) arıcılık ve balmumu ticareti ile uğraştıklarını söylemekte, İstahrî (M.
930-933) Hazar devlet hazinesinin kaynakları olarak, ülkeye giriş noktalarında ve
kara, deniz ve nehir yollarının belirli yerlerinde elde edilen gümrük resimleri ile
tacirlerden alınan 1/10 vergileri zikretmekte, el-Mes'üdî (M. 944) Hazarların denizde
ve nehirlerde gemiler işlettiklerini bildirmektedir.
Aynı kaynaklara göre Hazar ülkesinde tarım için verimli topraklar ve pek çok meyve
bahçeleri bulunuyor ve bunlar "hayata kolaylık getiriyordu". Mevcut imkanlar
dolayısiyle Hazarlar şehirler de kurmuşlardı. Bunların en mühimi başkent İtil
şehri idi. Öteki büyük şehirler, Belencer etrafında 4 bin kadar bahçesi ile
Semender (Dağıstan bölgesinde deniz kenarında), Kuban'ın Karadeniz'e döküldüğü
yerde Tamtarkan; Taman Tarhan adından), Volga kıyısında Sarıgşın (Arap
kaynaklarında, Al-beyza). Bugünkü Türkçe ile "Ak-şehir" diyebileceğimiz
Sarıgşm, başkent İtil'in bazan "Hazaran" denilen doğu kısmı idi.
Başkentte hakanın oturduğu batı semtine "Han-balıg" (Han-şehri) adı
verilmişti.
Başta kagan (hakan) veya Yilig (elig) ile bey (beh, peh)in bulunduğu, şad'lar
tarhan'lar tudun'lar idaresinde olarak, eski Gök-Türk teşkilatını devam ettiren Hazar
devleti kuvvetli ordusu ile hakim olduğu geniş sahada asayiş ve ulaşım güvenliği
temin ederek 7.-9. yüzyıllar boyunca, Doğu Avrupa'da tam manasıyla bir "Hazar
Barışı" ("Pax Khazarica") çağı gerçekleştirmişti. Hatta bu
maksatla herhangi bir dış saldırıyı vaktinde önlemek için Bizans'tan getirilen
ustaların yardımı ile 835'de ünlü Şarkel kalesi yaptırılmıştı. Rus
kroniklerinde Bela Vedza (Beyaz kale) olarak zikredilen bu kale beyaz taştan ve tuğladan
inşa edildiği için batı Türkçesi ile Şarkel (ak-ev=ak-kale) diye
adlandırılmıştı.
|