"Hazar Barışı"nın sağladığı sükünet ve huzurla gelişen ticarî
faaliyet, tarihin mühim hadiselerinden biri olmak üzere, Rus-İslav devletinin
teşekkülüne yardım etmiştir. İskandinavya-Bizans ticaret yolu üzerinde,
ormanlarında kıymetli kürklü hayvanları ve orman-bozkır sınırı boyunca arıları
bol bölgelerde oturan, daha çok avcılık ve bal istihsali ile uğraşan İslav-Fin
karışımı kabileler, aynı ticarî maksatlarla buraya gelen İskandinavya'lı gözü
pek denizci Vareg (Norman)'lerden Rus (Ross, Rhos<Rodh=gemici, eski İsveç dilinde)
diye adlandırılan maceracı bir grubun idaresine girmişler ve Hazar örneğine uygun
bir siyasî yapı kazanmağa başlamışlardı (9. asrın ilk yarısı).
İlmen gölü
çevresinde yerlilerden aldıkları kürk, bal, balmumu gibi mallar sayesinde Bizans ile
alış-verişe girişen Vareg-Ruslar o civarda bazı kasabalar da kurmağa
çalışıyorlardı. 9. yy. 2. çeyreğinde İlmen'in kuzeyindeki Novgorod şehrinin,
Rurik adlı bir Vareg-Rus'un knezlik (beylik) merkezi olduğu ve bu "knez"
(kelime aslen Germence'dir)'in oralardaki bazı İslav kabileleri tarafından
"hükümdar olması için" nasıl davet edildiği Rusların "ilk
kronik" (Nestor Tarihi. 12. asrın ilk çeyreği)'inde efsane vasfında anlatılır.
Devletini
kurmuş olan Rurik, Hazarlara bağlı orta Dnyeper sahasındaki Hazar merkezi (kalesi)
Sambata'ya gelerek, (862'de) tabilik statüsü altında, ticarî-siyasî faaliyetlere
girişmiş ve Rurik'den sonra halefi Oleg, aynı yerde o sıralarda gelişen Kiyef
şehrini kendi hakimiyetine geçirmeğe muvaffak olmuştur (882). Bu münasebetle adı
ancak Türkçe ile açıklanabilen Kiyefin, Sambata gibi, Türkler tarafından kurulduğu
ileri sürülmüştür. Bu devirde Rus knezliklerinde Türk tesirleri açıktır. Daha
839'da ilk kurulan "Rhos" (Rus) birliğinde başkanın unvanı
"chacanus" (khakanus=hakan) idi.
988'de
Hıristiyanlığı kabul eden prens Vladimir ve sonra knez Yaroslav (1036-1050) hala
resmen "kagan" unvanını taşımağa devam ediyorlardı. İbn Rusta (920'lerde)
Gerdîzî ve Frank kroniği (Annales Bertiniani 839’dan) ve Metropolit Hilarion (11.
yüzyıl) hep Rus "hakan"larından bahsederler. 10 yüzyılda Kiyef şehrinin
bir kısmı "Kozari" diye anılmakta idi. Kiyefe Türkçe "Mankermen"
(=büyük hisar) de denilmiş ve Moskova'daki
Kremlin (=hisar, kale) sarayı adının Türkçeden geldiği belirtilmiştir. İlk Rus
kanunnamesi "Russkaya Pravda"'da "drujina" (idareciler) ile teb'a
münasebetlerinin açıklanmasında adeta bir Hazar-Türk topluluğunu sezinlemek mümkün
görülmüştür.
|