Çeşitli kaynaklarda "Patzinak" (Bizans), Pecenaci, Pacinacae, Pezengi,
"Bissenus" (Latin), "Peçenyeg" (Rus), "Badzinag" (Ermeni),
"Beşenyö" (Macar) adları ile zikredilen Peçenekler, Cim ve Yayık (Emba ve
Ural) nehirleri havalisinde bulundukları 9. asrın ilk yarısında, herhalde
baskınlarla, Hazar doğu ticaret yollarının emniyetini tehlikeye düşürmeleri
sebebiyle doğan Hazar-Oğuz ittifakı baskısına dayanamıyarak, kalabalık kütleler
halinde Volga'yı geçip, yurtlarından çıkardıkları Macarların yerine: Don-Kuban
havalisine gelmişlerdi (860-880 sıraları).
Bu, büyük göçün ilk hareketi oldu. Macarları önlerinden süren Peçenek
("Türk-Peçenek")'lerin gerisinde Oğuzlar, onların da gerisinde
Kuman(Kıpçak)'lar Karadeniz kuzeyinden batıya yöneliyorlardı. Sibirya'ya doğru daha
geride de Kimekler bulunuyordu. Peçenek'ler 889-893 yılında Etel-küzü'deki Macarları
Karpatlar-Tisa'ya, uzaklaştırmak suretiyle, Don nehrinden Dnyeper'in batısına kadar
uzanan bozkırlara yayıldılar.
împarator K. Porphyrogennetos tarafından yazılan D Admmistrando İmperio'da.
(948-952'lerde) kaydedildiğine göre, Peçenekler boy halinde idiler: Ertim (Erdem,
Baçbuğ; Bayça, sonra Yavdı), Çor (ba' buğ: Kügel, sonra Küerçi), Yula (başbuğ:
Korkut+an, sonra Kabukşın), Kü hey (başbuğ: îpa, sonra Suru), Karabay (başbuğ:
Kaydu+m), Tolmaç (başbuğ: Kortan, sonra Boru), Kapan (başbuğ; Yazı), Çoban
(başbuğ; Bata+n sonra Bula). Aralarından üçü (Ertim, Çor ve Yula) Türkçe
"cesur" manasındaki "Kangar" adı ile zikredilen bu boylar 10.
yüzyıl ortalarında, Karadeniz'e dökülen nehirlerin kıyılarında olmak üzere,
şöyle sıralanmışlardı.
Çoban (Don), Tolmaç (Don'un denize döküldüğü bölgede), Külbey (Donetz), Çor
(Dnyeper doğusu), Karabay (Dnyeper-Bug arası), Ertim (Dnyes ter), Yula (Prut), Kapan
(açağı Tuna). İlk üçü, Uzlar, Hazarlar, Alanlarla Kırım bölgesi ile temas
halinde; Yula "Türkiye" (Macaristan) ile Kapan Tuna Bulgarları ile sınırdaş
bulunuyorlardı. Boy adlarından bir kısmı eski Türk unvanları (Yula, Çor,
Kapan=Kapgan, Kül, Bey) olup, başbuğ isimleri de daha ziyade renk ifade ederler:
Küerçi= gök, mavi; Kahuşkın = ağaç kabuğu rengi=solgun, sarımsı; Sulu=kül
rengi; Boru=boz; Yazı=esmer (bozkır rengi); Bula=alaca; Yavdı-parlak. Kaynağımızda
her boyun kendi adı ile bitişik şekilde kaydedildiği bu renklerin, her boyun aynı
donlarda (yani boy adının yanında, söylenen renkte) atlara sahip olduğunu göstermesi
mümkün olduğu gibi , boylann ayrı ayrı bayrak renklerini ifade etmesi daha muhtemel
görülmektedir.
13. asırda boy sayısı 13'e yükselen Peçeneklerde şahıs adları arasında şunlar
vardır: Aba, Balçar, Bator, Bıçkılı, Yeke, îl- beğ, Kure, Karaca, Temir, Teber,
Sol. Aynca şu kelimeler Peçeneklere ait kale adlarıdır: Salma, Saga, Kerbahg. Peçenek
kalelerinden diğer dört tanesinin adı henüz çözülememiştir. Bu kelimelerden
Peçenek dilinin daha ziyade Kıpçak Türkçesi tipinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Peçenekler, tarihleri süresince, her biri kendi başbuğunun idaresinde olarak yalnız
boy teşkilatı çerçevesinde kalmışlar, bir devlet (II) bütünlüğü düzenine
girmemişler, fakat, savaş ve müdafaa zamanlarında bir arada ve ortak hareket etmesini
bilmişlerdir (Kumanlar ve Uzlar da böyledir).
|