Peçeneklerin en geniş sınır komşusu Kiyef Rus knezliği idi. 915'de knez İgor
zamanında bu araziye ilk Peçenek akını yapıldı ve Peçeneklerin Ruslarla yanyana
yaşadıkları 1036 yılına kadar, 121 sene içinde, 11'i büyük çapta olmak üzere
akınlar tekrarlandı. Rus vakayinamelerine göre Peçenekler Rus kasabalarını
yağmalıyorlar, halkı esir alıp götürüyorlardı. Yıllıklar buna benzer
şikayetlerle dolu olmakla beraber, düşmanlık çok kere Rusların tecavüzlerinden veya
Peçenek düşmanlarını korumaya kalkışmalarından ileri geliyordu.
Bazan da Peçenekler, Rus topraklarına birbirleri ile döğüşen knezler tarafından
çağrılıyorlardı. İgor, 944'deki Kırım seferinde de Peçeneklere müracaat
etmişti. Peçenek-Rus mücadeleleri, İtil ve Tuna Bulgarlarına karşı sefer açan,
965'de Hazar hakanlığını yıkan, Rusların "Büyük İskender'e benzettikleri,
fakat Peçenek örneğine göre yetiştiği için "bir Peçenek başbuğu vasfında
olan" knez Svyatoslav zamanında (946-972) kızıştı. Peçenekler 968'de Kiyef'i
kuşattılar ve nihayet Bizans'la savaştan dönen Svyatoslav'ı aşağı Dnyeper'deki
kayalıklara sıkıştırarak mağlup ve telef ettiler. Knez Vladimir zamanında da
(972-1015), Rusların Peçenek arazisine nüfüz ederek müstahkem mevkiler kurmağa
çalışmaları yüzünden mücadele şiddet kazandı.
Peçenekler bu teşebbüslere karşılık verdiler (992, 996, 1015 yıllarında). O
sırada Ruslarla mücadele eden Polonya kralı Boleslav I (992-1025) ile de münasebet
kurdukları anlaşılan Peçenekler bu suretle, Hazarlar ve sonraki Kumanlar gibi,
Rusların Karadeniz'e inmelerine mani oldular. Bu da dolayısiyle Bizans menfaatlerine
uygun düşüyordu. İmparator K. Porphyrogennetos eserinde "Peçenek'lerle mutlaka
iyi geçinmek gerektiğini" kaydetmişti.
Peçenek-Bizans dostluğu, Ruslara ve Tuna Bulgarlarına karşı askerî desteğe ihtiyaç
duyan imparator Konstantinos Porphyrogennetos'un güney Kırım'da Khersones'teki
kumandanı aracılığı ile Peçeneklerle temas kurmak istemesi üzerine, 915'de
başlamıştı. İstanbul'dan Peçenek başbuğlarına sık sık elçiler, hediyeler
gönderiliyordu. Iki taraf arasında ticarî faaliyet de canlı idi. Bizans'dan gelen
kumaş, baharat, boya ve Peçenek kadınlarının çok düşkün oldukları süs eşyası
ve mücevherata karşılık balmumu, tutkal, kıymetli deri vb. satılıyordu. Fakat
Peçenekler doğuda pek huzurlu değildiler. Kendilerini Volga ötesi yurtlarından
çıkaran Uz (Oğuz)'lar batıya doğru ilerliyor ve geldikleri Oka-Sura çevresinde
Peçenek doğu cephesine baskılarını arttırıyorlardı.
- Devamı Var
|