Neticede Peçeneklerden bir kısım 942-970 arasında Macaristan'a gidip yerleşirken,
asıl kütle yavaş yavaş batıya kaymağa başlamıştı. 11. asrın ilk çeyreğinde
Peçeneklerin Turla (Dnyester) boyuna ve bugünkü Besarabya'ya indikleri görülmektedir
ki, Karadeniz düzlüklerindeki Peçenek hakimiyetini iyice zayıflatan bu durumdan yine
Ruslar istifade ettiler. Knez Yaroslav, Normanlar, Slovenler ve Novgorodlularla takviyeli
ordusu ile Kiyef civarındaki savaşta Peçeneklere ağır darbe indirdi (1036).
Peçenekler adeta gözden silindi, aradaki siyasî münasebet kesildi.
Diğer taraftan İmparator Basileos II ("Bulgarokton")'un Bulgar işini
hallettiği 1018 yılından beri Bizans'ın artık dış yardım isteği kalmadığı
için, imparatorlukla Peçenekler arasında "devlet seviyesi"ndeki temaslar da
sona ermiş bulunuyordu. Bu durum Peçenek akınlarını Balkanlar üzerine çekti (1026,
1035, 1036). Bulgaristan, Makedonya, Trakya tahrip edildi. Fakat Bizanslı tarihçi
Kedrenos (11. asır)'a göre "Dnyeper nehrinden Pannonia (Batı Macaristan)'ya kadar
Tuna'nın kuzey sahasını işgal etmiş olan" Peçeneklerin bir ara 11 boyunu kendi
idaresinde toplamağı başardığı anlaşılan başbuğ Turak ile hakimiyet davasına
kalkan diğer başbuğ Kegen arasındaki mücadele (1048) ve ikincinin Bizans'a
sığınmasına yol açtığı Trakya akını felaketle neticelendi. Kegen
Hıristiyanlığı kabul etmiştir.
Turak da savaşta esir düşerek Hıristiyan olmuştu. Bundan sonra bir yandan
Peçenek-Bizans mücadelesi devam etmekle beraber, diğer taraftan Peçenek kütlelerinin
Bizans sınırları içine (Bulgaristan'a) bekçi olarak yerleştirildiği, birçok
Peçeneğin Bizans ordusunda hizmet aldığı ve bilhassa 1048'den sonra sayıları artan
bu ücretli askerlerin Selçuklulara karşı Anadolu'ya gönderildiği bilinmektedir.
Ancak, bunlardan imparator Konstantinos Monomakhos'un emri ile Üsküdar yakasına
geçirilen 15.000 Peçenek atlısı, Bizans kaynaklarına (Kedrenos, Zonaras) göre,
böyle bir vazifeyi kabul etmeyerek -Boğaziçi'ndeki gemiler kasten kaldırıldığı
için- başbuğ Katalın'ın idaresinde atları üstünde boğazı yüzerek Rumeli
sahiline çıkmışlar ve Tuna'ya dönmüşler (1050), daha sonra da 1071 Malazgirt
muharebesinde Bizans ordusundaki bir kısım Peçenek kuvvetleri Türk soydaşları
tarafına geçmişlerdir.
Bizans,
doğudan Selçuklu Türklerinin baskısı altında idi. Onlara ancak onlar kadar
savaşçı, onlar kadar cesur kuvvetlerle karşı koyabileceğini biliyor ve bunun için
de ordusundaki Peçenek süvarilerine güveniyordu. Bu maksatla ordusundaki 15 bin
Peçenek atlısını sallarla, gemilelerle Üsküdar'a geçirdi. Peçenek birliği Anadolu
içlerine doğru sefere çıkacağını biliyor ama hangi düşmanla vuruşacağını
bilmiyordu. Selçuklu soydaşları ile vuruşturulacaklarını öğrenince itiraz ettiler.
İktidar için, kendilerine il tutmak için soydaşlarıyla savaştıkları olurdu ama,
şimdi kime il kazanacaklardı ? Kimin kudretini arttıracaklardı ? "Biz
soydaşlarımızla savaşmayız" diye Rumeli'ye dönmek istediler.
- Devamı Var
|