Bu suretle Rus kronikinde Kumanlar (Polovtsi) ilk defa 1054 yılında görünürler.
Hakimiyetleri Dnyeper'e kadar yayılan bu devirde doğuda "Kıpçak" adı
muhafaza edilirken, Batıda, baş tarafta zikrettiğimiz adlarla anılmağa
başlamışlardır. Kuman (Kıpçak)'ların, Moğol istilasına kadar 15. asırdan fazla
bir müddet Karadeniz kuzeyi bozkırlarını hükümleri altında tutuşları Rus ve
Balkanlar tarihinde derin izler bırakmıştır. 1055 yılında Pereyaslavl knezi ile bir
anlaşma yapan başbuğ Boluş'tan sonra Kumanlar 1061'de Rusları yendiler ve 1068'de,
kendilerinden kaçan bazı Uz ve Peçenek gruplarını hizmete aldığı gerekçesi ile
yine Pereyaslavl'a girerek Rus knezlerinin birleşik ordusunu dağıtılar (Alta ırmağı
savaşı. Kiyef yanında).
Çernigov knezliğine kadar sokuldular. Kiyef knezi Lehistan'a kaçtı. 1071'de
Rostovtsev, Neyatin bölgesine, 1079'da Voin kasabasına, ertesi sene Novgorod sahasına
akınlar yapan Kuman (Kıpçak)'lar, 1080'lerde hakimiyetlerini, Don-Dnyester ağırlık
merkezi olmak üzere, Balkaş gölü-Talas havalisinden Tuna ağzına kadar
yaymışlardı.
Kafkaslarda Kuban bölgesini de içine alan bu arazi, kuzeyde Oka-Sura nehirleri boyuna,
yani îtil Bulgarları sınırına uzanıyordu. Doğu Avrupa-Batı Sibirya bozkır
bölgelerinin tamamını teşkil eden Ku- man-Kıpçak sahası o zamandan itibaren İslam
kaynaklarında "Deşt-i Kıpçak" ("Kıpçak-Bozkırı") adını
almış, Batı kaynaklarında (İdrîsî, Rubruquis, Plano Carpini vb.)
"Comania" (Komanya) diye anılmıştır. D. Rassovsky'ye göre, Rus, Bulgar,
Alan, Burtas (Mordva), Hazar ve Ulah'ların Kuman tabiiyetinde yaşadıkları bu devirde
Kuman-Kıpçak ülkesi 5 kısım halinde idi: Orta Asya, Yayık-Volga, Don-Donetz,
açağı Dnyeper, Tuna.
Buralarda Kuman-Kıpçaklar, herbiri kendi başbuğ("han")larının idaresinde
olmak üzere ayrı bölükler olarak yaşıyorlardı ve 1091'de de Edirne yakınındaki
Lebunium savaşında Bizans'ın müttefikleri, şüphesiz ancak "Tuna"
bölüğü mensupları idi. Bu tarihlerde Altunapa, Saruhan adlı başbuğlar
"Kıpçak Bozkırı"nda rol oynayan başlıca simalardı. Kumanlar 1091'de
Macaristan'a, 1092'de Lehistan'a girdiler, 1093'de tekrar Bizans topraklarında
göründüler. 1093-1094'de Rus bölgesine akınları devam etti. Anlaşılıyor ki,
maksatları toprak işgali değildi. Peçeneklerde de gördüğümüz gibi, bölgede,
Hazarlar dahil herhangi bir bozkır-Türk siyasî topluluğu için geçerli olmak üzere,
bozkır ikliminden harice çıkılmıyor, kendi hayat tarzlarına en uygun arazinin
muhafazasını, dış tehlikeden uzak kalmasını sağlamak gayesi ile bozkırlar
ötesindeki siyasî toplulukların daima baskı altında tutulmasına çalışılıyordu.
Türk topraklarının güvenliği şartları içinde gerçekleştirilen barışlar, çok
kere, karşı taraf sözünden dönmediği müddetçe, sürüp gitmekte idi. Bu durum
bazan evlenmelerle de sağlamlık kazanıyordu. Bir anlaşmaya göre Tugorkan (veya Togur
Han)'ın kızı, Kiyef knezi Svyatopolk ile (1094); sonra Çernigov knezi Oleg, başbuğ
Osuluk (Uzluk)'un kızı ile evlendi. Böylece bir ara knezlerin ve ileri gelenlerinin
hatunlarrıdan çoğunu Kuman prenses ve kızları teşkil etti. Bununla beraber,
Kuman-Rus münasebetleri pek huzurlu değildi. Çünkü knezler kendi aralarındaki
mücadelelerde birbirlerine karşı Kumanlardan destek sağlamağa çalışıyorlar (mesl.
Oleg 1095'de), veya yanlarındaki Kuman başbuğlarının adamlarını, fırsat buldukça,
ortadan kaldırıyorlardı. 1096 başlarında Kiyefe gönderilen iki elçi (İtler ve
Kıtan) maiyyetleri ile birlikte öldürülmüşlerdi.
- Devamı Var
|