- Bölüm 2
Hadise bir savaşa yol açtı. Tugorkan ile başbuğ Küre bazı kasabaları yaktılar,
Kiyefi ve civarını yağmaladılar (Mayıs 1096). Fakat knezlerin ittifakı karşısında
savaşı kaybettiler, muharebede Tugorkan ile oğlu ölmüşlerdi. İki oğlu Kuman
başbuğlarının kızları ile evli Kiyef prensi Vladimir Monomakh daha ciddî davrandı;
1097'de Liyubec kasabasında tertiplediği büyük toplantı ile knezleri uzlaştırmağa,
Rus mukavemetini teşkilatlandırmağa girişti ve 1103'de bütün knezlerin başında,
Kumanlara karşı büyük bir başarı kazandı. Kumanlar buna kısa fasılalarla
şiddetli akınlar halinde cevap verdiler (1105-1111 arasında 4 defa) ki, Rus
kroniklerini dolduran bu mücadeleler ilk Rus halk edebiyatını zenginleştirmiştir. V.
Monomakh'ın ölümünden sonra knezler arasında münazaalar tekrar alevlendiği zaman
Kumanlar bundan faydalanamadılar. Devamlı çarpışmalarla gençlerini ve dirayetli
başbuğlarını teker teker kaybeden Kiyef civarı Kuman birliğinde zayıflık emareleri
belirmişti.
Tuna Kumanlarından bir kısmı Macaristan'a giderek askerlik yapmakta idiler. 12. asrın
2. yarısında Dnyeper Kumanlarının biraz toparlandıkları görüldü. Bunlar Könçek
ile Kobyak (Köpek)'in başbuğluğunda Pereyaslavl knezliğine karşı taarruza geçtiler
(1177, 1179). Aksu (Bug) civarındakiler Kiyefe doğru akınlar yaptılar, fakat 1184'de
knez Svyatoslav idaresindeki şiddetli baskında birleşik Rus kuvvetlerine mağlüp
oldular. Rivayete bakılırsa verdikleri 7000 esir arasında 417 bey veya beyoğlu
bulunuyordu . Ancak Kumanların mukabelesi de şiddetli oldu: 1185 baharında
Novgorod-Seversk knezi İgor kumandasındaki birleşik Rus ordusunu, aşağı Don boyunda
Kayalı (bugünkü Kagalnik?) ırmağı kıyısında kuşatarak imha ettiler.
Başbuğ Könçek'in idare ettiği bu savaşta prens İgor dahil Rus ordusundaki knezlerin
hepsi de yakalanmıştı. Esirlere iyi bakılmış, -sonradan kaçmağa muvaffak olan-
İgor'un yaralan tedavi edilmişti. Rus edebiyatının şaheseri olduğu söylenen Rus
millî destanı (Slovo o Polkıı Igoreve)'mn başlıca konusu bu 1185
karşılaşmasıdır. Bu İgor destanında seferin ayrıntıları, tabiat, kahramanlık,
üzüntü, İgor'un karısının feryatları ustalıkla anlatılmıştır. 1800
yılındaki ilk neşrinden zamanımıza kadar Rusya'da defalarca yayınlanmış ve
incelemelere tabi tutulmuş olan metnin sonradan uydurulduğuna dair iddialar ileri
sürülmüş ise de, tarihî hadiseyi aksettirdiğinden şüphe edilmemektedir ve aynca
dil, savaş tekniği, donatım,madencilik vb. bakımlarından Ruslar üzerine Türk
tesirlerini göstermesi itibariyle belge değeri büyüktür.
Don ve Kuban dolaylarındaki Kuman(Kıpçak)'ların da Gürcülerle yakın münasebetleri
olmuş, bu vesile ile Kumanlar Kafkaslar'ın güneyine geçmişlerdir. Gürcü kıralı
Bagratlı David II (1088-1125) Büyük Selçuklu împaratorluğunun en kudretli çağına
tesadüf eden hükümdarlığının başlarında, İslam-Türk baskısına karşı
durabilmek ve mümkün olduğu takdirde Abhaza ülkesini ve Borçalı Gürcü bölgelerini
Selçuklulardan geri almak için, aralarında yavaş yavaş hıristiyanlığın
yayılmakta olduğu Kıpçaklardan kendine en yakın birlik ile temas kurarak askerî
destek sağlamağa çalışmış; onlardan aldığı yardımlarla güney yönünde bazı
harekatta bulunmuş (1109-1110'da) ve güzelliği ile meşhur bir Kıpçak prensesi ile
evlenmişti.
Devamı Var
|