Bölüm 2
VII.
Yüzyılda
Bu
yüzyılda Kimekler'in Altay dağlarının kuzey batısında ve Ertiş (Irtış)
ırmağının orta kıyılarında yaşadıkları anlaşılıyor. Bu durumda, Batı
Kök-Türk Kağanlığı'nın sınırları içinde ve onların hakimiyeti altında
olmalıdırlar. Yüzyıl boyunca Batı Kök-Türk Kağanlığı zayıfladığı ölçüde,
onun idaresi altında bulunan boylar, bağımsızlığa doğru gidecekler ve kendi
idarelerini kazanacaklardır. Yine bu arada yüzyılın sonlarına doğru Çu havzası
merkez olmak üzere Türgiş devleti de kurulacaktır.
- VIII. Yüzyılda
Yüzyılın ortalarına değin İli havzası, Batı Türkleri'nden bir bölük olan
Türgişler eline geçmiş bulunuyordu. Geçen yüzyılın sonlarına doğru, kurulan bu
Türgiş Kaganlığı'nın, hâkimiyet alanı İrtiş'in orta havzalarına uzanmış olsa
gerektir. Bununla birlikte Türgiş-Kimek münasebetleri üzerinde hiç bir bilgimiz
yoktur. Öte yandan Gök Türk çağı yerli kaynaklarından olan ve yüzyılın ilk
yarısına ait yazıtlarda “İrtiş” adı birkaç kere anılır ise de, onun
kayıtlarında hangi boyların yaşadığı belirtilmemiştir.
Yüzyılın
ortasında, doğu ve batıdan uzanmış iki istila ordusu, Arap ve Çin orduları karşı
karşıya geldi. Her ikisi de bölge için hakimiyet mücadelesinde idi. Kimekler'in
güneyinde yaşayan Karluklar'ın, 751 yılı yazında Talas yakınında yapılan büyük
savaşta Araplar yanında yer almasıyla, Çinliler büyük bir yenilgiye uğrayıp
çekildiler. Bununla birlikte Arap kumandanı da, bölgedeki hakimiyetini kuramadı.
Böylece Isık Köl'ün batısında uzanan Talas yöresi adı geçen Karluklar'ın idaresi
altına girdi. Oradaki bazı boylar, otlaklarını bu yeni hakime bırakarak kuzeybatıya
doğru çekilmek zorunda kaldı. Karluklar'ın gittikçe güçlenmesi sonucu, 765
sıralarında Türgiş devleti de artık kesin olarak dağıldı. Bununla Çu havzası
onların sınırı içine giriyordu. Öte yandan daha 745'lerde Uygur, Kartuk ve
Basmıllar'ın akınlarıyla doğudaki Gök-Türk Kağanlığı da çökmüş bulunuyordu.
Doğu ve Batı
Türkistan'da arka-arkaya gelen bu olaylar sonucu Orta Asya'daki siyasî durumun
değişmesi sırasında, Kimekler de VIII. yüzyıl ortalarında bağımsızlıklarını
almış ve devletlerini kurmuş olmalıdırlar. Onların bir çok boydan kurulmuş bir
ulus olduğunu biliyoruz. İşte gerek bununla ilgili sonraki haberler, gerek çağın
benzer Türk devletleri gözönünde tutulduğunda, bu devletin göçerevli büyük
boylardan kurulu birlik niteliğinde olduğu anlaşılıyor. Devlet idaresinde
“Hakanlı” derecesinde bir teşkilat kurmuş olan boybirliğinin en kalabalık boyu
belki daha başta Kıpçaklar idi.
Kimek devleti
ile ilgili en eski bilgi Arap elçisindendir. Emeviler'in yıkılışı ve Abbasîler'in
çıkışı sıralarında Halife tarafından Tokuz-Oğuz Hakanı'na elçi olarak
gönderilmiş Bahroğlu Temim (Temim b. Bahr el-Muttavvi'î), raporunda Kimekler'i de
gördüğünü, hükümdarlarını ve göçerevli hayatlarını anlatarak belirtilmiştir
(760-800?).
Devamı var
|