Kaynaklarımızdan anlaşıldığına göre Kimek ülkesi, Batı Sibirya ovasında içinde
kalan geniş bir bozkır alanı idi.
Ülkenin asıl merkezini Ertiş'in orta boyu teşkil etmekteydi. Birlikteki boyların
nüfusu arttıkça ve bunlar da yayıldıkça sınırlar genişlemiştir. Bu Türk
ülkesinin sınırlarını belirleyen bazı bilgileri İslâm coğrafyacılarının
küçük kayıtlarında buluyoruz. Coğrafyacı Muhammed el-Mukaddesî, X. yüzyılda
Güneybatı sınırının Seyhun havzasındaki Sabrân ile Şağlcan kasabaları
yakınlarından geçtiğini söyler. Bunlardan Savran (Sabran), Oğuz (Güz) ve Kimek
yurtları sınırına bakan bir kasabadır. Şağlcan ise, Kimek ülkesi sınırında,
etrafı sur ile çevrili büyük ve zengin bir kasabadır. İbn Havkal'ın kayıtlarından
da bu sınırın Batıda Ak-İtil ırmağı başlarına uzandığı sanılıyor.
Kaynaklarımızın çeşitli haberlerinden Kimek ülkesinin komşularını da
öğrenebiliyoruz. Bunlara göre, ülkenin doğusunda Kırgızlar (Kırgız Begliği)
vardı. Onların bugünkü Altaylar ile daha doğusunda bulundukları biliniyor. Batıda
Peçenekler yaşıyordu. Hudhüdü'l-Alem (982)'de bu Peçenek yurdunun her haliyle
Kimekler'inkine benzediği belirtilmiştir. Peçenekler'in yerini sonradan Oğuzlar (Oğuz
Devleti) aldılar.
Güneydoğudaki Tokuz-Oğuzlar ile aralarında bir bozkır (sahra) uzanırdı. Yine
güneyde Kara Ertiş yöresinde, muhtemelen Oğraklar bulunmaktaydı. Güneybatı
yönündeki alanda ise, Karluklar, Türkmenler ve Oğuzlar yayılmışlardı.
|