- Bozkır Kültürü
Şimdiye kadar görüldüğü üzere, Türk tarihinin bu safhası daha ziyâde
“Avrasya” nın bozkır cığrafyasında cereyan etmiştir. Bilhassa insanın tabiat
kuvvetlerine hâkim olmadığı eski çağlarda coğrafyanın insan hayatı üzerindeki
tesirleri düşünülürse, bozkır iklimin de, çeşitli bakımlardan eski Türk
yaşayışı, düşünce tarzı, inancı ve dünya görüşü, örfü ve gelenekleri,
kısaca “kültür”üne yön verici tesirler yapacağı tabiidir. Ancak bir kültürün
teşekkülünde, coğrafî şartların yanında bizzat insan unsuru da rol oynamaktadır.
Ayrı coğrafi çevrelerde belirli karektere sahip insan gruplarının meydana getirdiği
toplumlara has olmak üzere birbirlerinden farklı kültürler doğacağına göre, 3500
yıllık hayatı bozkır coğrafî şartları içinde geçen Türk topluluğunun da
kendine özel bir kültür tipine sahip olacağı tabii karşılanmalıdır. Biz buna,
doğuş ve gelişme sahasından dolayı “Bozkır
kültürü” diyoruz.
Bozkır kültürüne
tarihin seyri içinde, bozkır bölgesi kıyılarında yaşamış olan bazı yabancı
toplulukların da dahil olduğu anlaşılmakla beraber (Meselâ Hind-Avrupalılar’dan
bazı kollar, İranîler, yine bu kökten çeşitli grupların meydana getirdiği
İskitler ve Moğollar gibi) bozkır kültürünü en saf şekli ile bir Türk kültürü
olarak kabûl etmekte hatâ yoktur. Ve bu böyle kabul edilmelidir.
Bozkır coğrafyasında binlerce yıl hayatiyetini devam ettiren ve
Çin, Hind, Akdeniz ve Avrupa gibi yerleşik kültür mensuplarının, yine binlerce yıl
içinde, tesir ve baskısını hissettikleri bu kültür eskiden beri ilim adamlarınca
az-çok tanınmakta idi. Uzmanlardan bazıları bu kültüre eksik olarak “Atlı göçebe kültürü” demekte bir mahzur
görmemişlerdir.
Halbuki, Bozkır kültürü
“at” üzerine kurulmuş olmakla beraber, unsurları yalnız “at”tan ibaret
değildir. Bunun yanında demir de vardır ve ayrı bir hukuk anlayışı ile de
donatılmış bulunmaktadır. Çöllerde değil, fakat rutubet derecesi oldukça yüksek
yaylalarda gelişen Bozkır kültürüne, sırf çoban hayat tarzına dıştan bakarak
göçebelik atf etmek yanlıştır. Bozkır kültüründe temel olan at, göçebelerin
hayatında birinci plânda görülmez. At göçebe kavimlerin kültürüne sonradan
girmiş bir ekonomi vasıtasıdır.
|