Sayfayı Yazdır

Ülke Kavramı

 

        Ülke, her müstakil devletin hak ve yetkilerini mutlak şekilde kullanabildiği belirli coğrafî saha olduğuna ve ülkesiz bir millet bahis konusu olmayacağına göre, Türk “il”inde de belirli sınırlar içinde bulunan bir ülke kavramının mevcut olacağı açıkdır. Eski Türkler’de ülkeye “yurt” deniliyordu. Ülke sınırlarına da “yaka” denilmekte idi. Demek ki Türk hâkanlıklarında ülke, belirli sınırlara sahip devlet arazisi idi ve bu arazi hükümdar âilesinin mülkü değil, bütün milletin ortak toprağı idi. Asya Hun Tan-hu’su Mo-tun, komşu Moğol Tung-hu’ların arazi talebi karşısında kaldığı zaman (M.Ö. 209) devlet meclisinde, toprağın devletin temelini teşkil ettiğini buna göre, her ne sebeple olursa olsun kimseye arazi terk etmeğe selâhiyeti bulunmadığını söylemişti.

       Anlaşılıyor ki Bozkır Türk il’inde “yurt” hükümdarın şahsî malı gibi keyfine göre tasarruf edilebilen bir toprak parçası değil, fakat bizzat devlet reisinin korumakla vazifeli bulunduğu bir ata yadigârı idi. Devlet topraklarının idarecilerle halkın ortak mesuliyeti altında bulunması keyfiyeti, Türk topluluk adlarından anlaşıldığı üzere, eski Türkler’in şahıslarından ziyade il’e bağlı olduğu hususu ile bir arada dikkate alınırsa, ülkenin sür’atle “vatanlaşma”sının mümkün olacağı kolayca anlaşılır.

      Gerçekten eski Türk topluluğunda halk, devletin siyâsî istiklâli gibi, “yurt”una da derin bir sevgiyle bağlanmıştır. Yukarıda söylediğimiz üzere, ilk tarihî belirtisine Asya Hunları’nda rastladığımız bu durum, Gök-Türkler’de en canlı şekilde mevcut olmuş (Ötüken’in kutsal toprak sayıldığı ve “Kaganlık”a ve töre’ye sahip olarak yaşamak için Ötüken’de oturmak gerektiği) ve Uygur Türkleri’nde “Kutlu dağ” efsanesinde sembolize edilmiştir.

      Türkler’deki bu vatan sevgisi ünlü Arap yazarı Al-Câhiz (ölm. 869) tarafından da, gözleme dayanılarak belirtilmiştir. Ancak Türkler’de “ülke” ve vatan nitelemesi göçebe veya köylü (yerleşik) bütün öteki kavimlerden farklı olarak, siyâsî istiklâl fikri ile beraber yürümektedir. Eski Türk, yalnız hür ve müstakil yaşayabildiği toprağı ülke ve vatan saymakta (Türk tarihinde çeşitli Türk kesimlerin ayrı vatanlarının olması bundan ileri gelir), fakat bu şartların mevcut olmadığı araziyi kolayca terk edebilmektedir (Türk göçlerinin diğer bir sebebi). Kısaca Türk kültüründe vatan Türk tuğlarının veya albayrağın dalgalandığı yerdir.

 

Geri

Copyright  © 2001