Divanü Lûgati't-Türk'de
töre evin en önemli yeri ve sediri olarak ifade edilirken, kavram asıl mânâsı ile
"törü" şeklinde geçmekte olup, görenek ve âdet olarak açıklanmıştır.
Töre, Türk örf ve
geleneklerinin kesin hükümleri birliğidir. Orhun kitabelerinde töresiz bir devlet veya
topluluk olamayacağı belirtilmiştir. Bundan hareketle eski Türklerde kanunsuz veya
hükümdarın şahsî iradesine bağlı bir yönetim şekli olmamıştır. Dolayısıyla
kağanlar emirlerini, yargıçlar kararlarını töreye göre vermişlerdir. Yani halk
doğrudan doğruya töre'nin himayesindedir.
Bozkırlarda fiilen
yaşanan hayatın zamanla hukukî-sosyal değer kazanmış davranışlarını ihtiva eden
ve genellikle kanun mânâsına alınan töre (törü), eski Türk sosyal hayatını
düzenleyen mecburî normlar bütünüdür.
Bu bütün, yani kanunlar,
millîdir.
Türklerde töre kanun
mânâsına gelmekle birlikte, onunla sınırlı değildir. Çünkü yazılmış
kanunlarla, yazılmamış teamüller de törenin içindedir. Hattâ, hukukî töreden
başka dinî, ve ahlâkî töreler de vardır. Dolayısıyla, Türk töresi, eski
Türklere atalarından kalan bütün kaidelerin toplamı demektir.
Töre, ahlâkî, sosyal,
siyasî birçok prensip koymuş, müesseseler kurmuş, insanlığa kendi hakikatlerini
bildirmek ve onları sükûnetle refah içinde yaşatmak maksadıyla devlet gibi
insanlığa en büyük faydayı getiren yüksek bir merkez müessese vücûda
getirmiştir. Yani törenin devleti de, insanı kendi hakîkatine götürmek maksadının
bir vasıtasıdır. Bu bakımdan töre büyük bir ihtimalle eski Türk dininin adıdır.
Türk töresi, oldukça
sert ve kesin hükümler ihtiva etmiştir. Cezaları ağır olmakla birlikte, töre, Türk
cemiyetinin belkemiğini teşkil ettiği için hiç kimse bu cezaları haksız ve
adaletsiz görmemiştir. Töre'nin daima doğru ve adaletli olanı emrettiğini herkes
baştan kabul etmiştir. Çünkü töre, milletin yüzlerce yıllık hayat tecrübesinden
süzülmüş kaidelerden ibarettir.
Gökalp, töre
kelimesinin, Türk kelimesiyle aynı cevherden olabileceğini söylemektedir. Buna göre,
Türk kelimesi "töreli" mânâsına gelebilir.
Töre ile birlikte
kullanılan bir diğer terim de yasadır. Yasa (yasağ) terimi Moğol istilâsından sonra
İslâm tarih ve etnoğrafya edebiyatına girmiş ve yayılmıştır. Gök Türkler,
Hakanlılar ve Selçuklularda kanun ve nizam ifade eden törü-türe teriminin yerini
tutmuştur.
Devamı var
|