Sayfayı Yazdır
KIZILELMA ÜLKÜSÜNDEN TURAN GERÇEĞİNE   
  
   
       Türk Milletinin ideali Kızılelma gerçeği ise Turan dır. Geçmişte Türk milletinin yapılanmasında emeği geçen Bilge Kişiler İdeali veya Türkçe ifade edildiğinde Ülkü yü gittikçe uzaklaşan bir hedef diye anlatmakta haklıdırlar. Ülkü (İdeal), yaklaştıkça uzaklaşan ve serabın susuzlar üzerindeki tesirini hatırlatan, cazip bir ışık gibidir. Büyük milletlerin büyüklükleri işte böyle Işığa doğru yapılan hamlelerin nicelik ve nitelikleriyle (sayısı ve kalitesi ile) ölçülürler.
      Eski Türkler, Büyük Türk Devletlerini (Hun İmparatorluğu, Göktürk İmparatorluğu Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluğu) üç kıtanın birleştiği çevrede kurmadan evvel milli vicdanlarında kurmuşlar ve bütün siyasi ve askeri hamlelerinde işte o büyük ülkünün gidildikçe uzaklaşan hududuna doğru atılmışlardır.Turan soyunun yüreğinde yer alan bu yurt görüntüleri nesilden nesile devretmiş yüreklere  çizilmiş harita gibidir: Gönüllere giren bu vicdanî haritanın muhtelif istikametlerdeki işaret taşlarına hep (Kızılelma - Kızılalma) ismi verilmiştir.
 
      Kızılelma, Türklerin  yaşadıkları bölgeye göre, Yani Turan İline göre batı- doğu- kuzey- güney, ve her yönde ulaşılması gereken bazen bir belde,  bazen de bir ülkedeki taht veya mabet üzerinde parıldayan ve ona ulaşmanın dayanılmaz hasretini temsil eden som altından yapılmış kızıl renkli altın bir  yuvarlak yakut top olarak hayal edilmektedir. Bu altın top zaferin işareti olabileceği gibi hâkimiyetin sembolü, fethedilmek üzere hedef seçilen yerin durak noktası olarak ta ifade olunmuştur.
 
Turan Boylarının Yayılması
      Sanırım önce Turanı, tarihi gerçekçilik içerisinde ele almalıyız. Sonrada Turanın iç dinamiklerinden olan Kızılelma’nın. Bize intikalini tarihi kronoloji  içinde izlemeliyiz:
 
Turan
Başlangıçta İranlıların, kendi bulundukları coğrafyanın (yani İran’ın) kuzey doğusundaki ülkeye verdikleri isimdir Turan. Bu kelimenin varlığı ise Miladi 4. asırdan itibaren bilinmektedir.
Tura, Turan kelimesinin aslî unsuru olup, İran ülkesinde Avesta (Eski İran-Sasanilerin dini, zerdüşt dininin kitabı) da belli bir konu çerçevesinde zikredilmektedir.
Burada şahıs ismi ve göçebe bir kavim isim olarak kullanılmıştır;
Tura-Turan ve Tûralılar, diye geçen bu isimdeki topluluk İranlıların ve zerdüştlüğün düşmanları olarak gösterilmiş. Tura Akıncıları arasında bulunan Franrasyan (=Afrasiyab) iranlılara göre  Çok korkulacak bir Düşmandır.(Efrasiyap ın Mete Han, Oğuz Han ve ya Alp-er –Tunga olma ihtimali vardır.)
       Diğer taraftan Blochet de, Le nom des Turks dans I’Avesta adlı yazısında herkesçe bilinen Tura = Türk özdeşliğini açıkca vurgulamıştır.
       Türk adı veya hiç olmazsa Türk adını teşkil eden kök, nerede ise miladi ilk asırlardan beri mevcut bulunuyordu. Burada Türk adının özdeşliğinin daima ifade ettiği manayı hatırda tutmak gerekir. Tûra ismi, İran dilinde olağanüstü , cesur, yiğit manasını ifade eder.
       Tûra hakkında en doğru faraziye, Marquart’a aittir. Bu alime göre, İranlıların meşhur vatanları Airyanem waejo, Harizm’de bulunmakta idi. İran ile Tûran arasındaki efsanevî savaşlar dünya tarihinin geleceğini belirliyordu.
       Amu-Derya ile Aral gölünün doğusunda Savaşçı göçebeler kendilerine Tura adını verirlerdi. Bu Döneme ait en önemli kaynak durumunda olan Ptolemaeus (Ermeni Mütercimi Şıraklı Anania’nin tercümesi)  Harizm’de gösterdiği Tûr idarî bölgesi, Tûra kavmine ait mühim bir hatırayı aksettirmiş olmalıdır.
       Sonradan Meydana gelen kavimler göçü, Asya’nın ırklar haritasını tamamıyla değiştirmiştir. Tûra adı, giderek İran halkının yeni düşmanları, sırasıyla Yüe-çiler, Kuşanlar, Hioniler, Eftalitler ve Türkler için kullanılmıştır. Burdanda anlaşılıyor ki Turan terminoloji olarak tarihin başlangıcından itibaren biliniyordu.Turan düşüncesi, Hunlar ve Göktürklerde de görülmektedir.
 
       Göktürk hakanlarının, “Türk budunu” (Türk soyu, Türk kavmi) ile övünmeleri, onun iyilik, cesaret ve diğer meziyetlerinden bahsetmeleri, kusurları düzeltmeğe çalışmaları ve benzeri düşünceler  Turan düşünce zemini gibidir.
     

Devamı Var 

Geri

İleri

Copyright  © 2001