 |
- KIZILELMA ÜLKÜSÜNDEN TURAN GERÇEĞİNE
|
-
-
- Türk Milletinin ideali
Kızılelma gerçeği ise Turan dır. Geçmişte Türk milletinin yapılanmasında emeği
geçen Bilge Kişiler İdeali veya Türkçe ifade edildiğinde Ülkü yü gittikçe
uzaklaşan bir hedef diye anlatmakta haklıdırlar. Ülkü (İdeal), yaklaştıkça
uzaklaşan ve serabın susuzlar üzerindeki tesirini hatırlatan, cazip bir ışık
gibidir. Büyük milletlerin büyüklükleri işte böyle Işığa doğru yapılan
hamlelerin nicelik ve nitelikleriyle (sayısı ve kalitesi ile) ölçülürler.
- Eski Türkler, Büyük Türk
Devletlerini (Hun İmparatorluğu, Göktürk İmparatorluğu Selçuklu ve Osmanlı
İmparatorluğu) üç kıtanın birleştiği çevrede kurmadan evvel milli vicdanlarında
kurmuşlar ve bütün siyasi ve askeri hamlelerinde işte o büyük ülkünün gidildikçe
uzaklaşan hududuna doğru atılmışlardır.Turan soyunun yüreğinde yer alan bu yurt
görüntüleri nesilden nesile devretmiş yüreklere çizilmiş harita gibidir:
Gönüllere giren bu vicdanî haritanın muhtelif istikametlerdeki işaret taşlarına hep
(Kızılelma - Kızılalma) ismi verilmiştir.
-
- Kızılelma, Türklerin
yaşadıkları bölgeye göre, Yani Turan İline göre batı- doğu- kuzey- güney, ve her
yönde ulaşılması gereken bazen bir belde, bazen de bir ülkedeki taht veya mabet
üzerinde parıldayan ve ona ulaşmanın dayanılmaz hasretini temsil eden som altından
yapılmış kızıl renkli altın bir yuvarlak yakut top olarak hayal edilmektedir.
Bu altın top zaferin işareti olabileceği gibi hâkimiyetin sembolü, fethedilmek üzere
hedef seçilen yerin durak noktası olarak ta ifade olunmuştur.
-

- Sanırım önce Turanı,
tarihi gerçekçilik içerisinde ele almalıyız. Sonrada Turanın iç dinamiklerinden
olan Kızılelma’nın. Bize intikalini tarihi kronoloji içinde izlemeliyiz:
-
- Turan
- Başlangıçta İranlıların, kendi bulundukları
coğrafyanın (yani İran’ın) kuzey doğusundaki ülkeye verdikleri isimdir Turan. Bu
kelimenin varlığı ise Miladi 4. asırdan itibaren bilinmektedir.
- Tura, Turan kelimesinin aslî unsuru olup,
İran ülkesinde Avesta (Eski İran-Sasanilerin dini, zerdüşt dininin kitabı) da belli
bir konu çerçevesinde zikredilmektedir.
- Burada şahıs ismi ve göçebe bir kavim isim olarak
kullanılmıştır;
- Tura-Turan ve Tûralılar,
diye geçen bu isimdeki topluluk İranlıların ve zerdüştlüğün düşmanları olarak
gösterilmiş. Tura Akıncıları arasında bulunan Franrasyan (=Afrasiyab) iranlılara
göre Çok korkulacak bir Düşmandır.(Efrasiyap ın Mete Han, Oğuz Han ve ya
Alp-er –Tunga olma ihtimali vardır.)
- Diğer taraftan Blochet
de, Le nom des Turks dans I’Avesta adlı yazısında herkesçe bilinen Tura = Türk
özdeşliğini açıkca vurgulamıştır.
- Türk adı veya hiç
olmazsa Türk adını teşkil eden kök, nerede ise miladi ilk asırlardan beri mevcut
bulunuyordu. Burada Türk adının özdeşliğinin daima ifade ettiği manayı hatırda
tutmak gerekir. Tûra ismi, İran dilinde olağanüstü , cesur, yiğit manasını ifade
eder.
- Tûra hakkında en
doğru faraziye, Marquart’a aittir. Bu alime göre, İranlıların meşhur vatanları
Airyanem waejo, Harizm’de bulunmakta idi. İran ile Tûran arasındaki efsanevî
savaşlar dünya tarihinin geleceğini belirliyordu.
- Amu-Derya ile Aral
gölünün doğusunda Savaşçı göçebeler kendilerine Tura adını verirlerdi. Bu
Döneme ait en önemli kaynak durumunda olan Ptolemaeus (Ermeni Mütercimi Şıraklı
Anania’nin tercümesi) Harizm’de gösterdiği Tûr idarî bölgesi, Tûra
kavmine ait mühim bir hatırayı aksettirmiş olmalıdır.
- Sonradan Meydana gelen
kavimler göçü, Asya’nın ırklar haritasını tamamıyla değiştirmiştir. Tûra
adı, giderek İran halkının yeni düşmanları, sırasıyla Yüe-çiler, Kuşanlar,
Hioniler, Eftalitler ve Türkler için kullanılmıştır. Burdanda anlaşılıyor ki
Turan terminoloji olarak tarihin başlangıcından itibaren biliniyordu.Turan
düşüncesi, Hunlar ve Göktürklerde de görülmektedir.
-
- Göktürk
hakanlarının, “Türk budunu” (Türk soyu, Türk kavmi) ile övünmeleri, onun
iyilik, cesaret ve diğer meziyetlerinden bahsetmeleri, kusurları düzeltmeğe
çalışmaları ve benzeri düşünceler Turan düşünce zemini gibidir.
-
Devamı Var
 |
Geri |
|
İleri |
 |
|
|