Türkler ile Müslümanlar arasındaki
savaşlara rağmen bu iki kitle arasındaki az da olsa ticâri faaliyetler cereyan
ediyordu. Savaşların duraklaması ticâri münasebetlerin gelişmesini hızlandırdı.
Bilhassa sanâyî mamulleri Türklere çok cazip geliyordu.
Kaynakların verdiği ithâl ve ihraç
mallarının listesi bu hususu teyid etmektedir. Müslümanlar daha çok mâdenî eşya,
hububat vs. satıyorlar, bunlara karşılık bilumum hayvan ürünleri, kürkler, deriler,
madenler, atlar, köleler vs. satın alıyorlardı. Bu ticâri münasebetlerde birinci sırayı
Maveraünehr alıyordu.
Ancak Harezm'in bilhassa Hazarlar ve Volga
Bulgarları ile yaptığı ticaret önemli idi. Harezmli tüccârlar nehir yolu ile kuzeye
çıkıyorlar ve mallarını sattıktan sonra aldıkları ham maddelerle geri dönüyorlardı.
Harezmliler X.asrın başlarında Hazar ve Bulgar devletlerinin askeri ve idari kadrolarını
da ele geçirmeye başladılar. Hatta Hazar ordusunun temelini ücretli Harezm askerleri
teşkil ediyordu.
Ancak, gerek kervanlarla ve gerekse tek başlarına
Türk ülkelerine giden din adamlarının ve bilhassa derviş ve sufilerin İslam dininin
Türkler arasında tanınıp yayılmasında tesiri olmuştur.
|