Horasan, İslâmiyetten
sonra tasavvuf cereyanının başlıca merkezlerinden biri ve belki de birincisidir. Bu yüzden
Maveraünnehr müslümanlaştıktan sonra, bu cereyan, İslamiyetin evvelce takip ettiği
yollardan Türkistan'a girmeye başladı. Herât, Nişâbur ve Merv, IX. yüzyılda
mutasavvıflarla dolmaya başladı, X .yüzyılda Buhârâ'da ve Fergana'da şeyhlere
rastlanıyordu. Hatta Türkler şeyhlerine Bab yani Baba adını veriyorlardı.
Horasan'a herhangi bir
sebeple gidip gelen Türkler arasından da mutasavvıflar yetişiyordu. Muhammed Ma'şûk
Tûsi ile Emir Ali Ebû Hâlis Türk idiler. İşte bu gibi çeşitli sebepler tesiriyle Türkler
arasında tasavvuf cereyanı yavaş yavaş kuvvetleniyor, Buhâra, Semerkant gibi büyük
İslâm merkezlerinden içerilere yayılıyor, din aşkı ile dolu dervişler tarafından
Türkler arasına İslâmiyetin akideleri götürülüyor ve yayılıyordu.
|