Türklerin İslam dünyasındaki
ilk faaliyetleri İslam Devletinin bünyesinde olmuştur. Halife el-Me'mun zamanından
itibaren isyanların bastırılmasında ve Bizansa yapılan gazalarda Türk Birlikleri önemli
roller oynamışlardır. X. yüzyılın başlarından itibaren İslam dünyasında tam bir
parçalanma dikkati çekmektedir. Merkezi hükümeti temsil eden Abbasi halifelerinin hükmü
Bağdat'ın dışına çıkmıyordu. Ülkenin doğu eyaletleri Samanilerin idaresinde
bulunuyor, Suriye de ise Hamdaniler istiklallerini kazanmışlardı. (929). Bunlardan çok
daha tehlikelisi 899'da Bahreyn'de ortaya çıkan ve kısa zamanda Hicaz ve Suriye'de söz
sahibi olan Karmatiler ile 908 Tunus'da kurulan, 969'da Kahire'yi zapteden ve daha sonra bütün
kuzey Afrika, Mısır, Suriye ve batı Arabistan'a hakim olan Şiî Fatimî hilafetini
zikretmeliyiz.
Diğer tarafdan Büveyhiler
945 yılında Bağdat'ı işgal ettiler. Siyasî birliğin bozulması iktisadi çöküntüye
zemin hazırlıyordu. İslam dünyasında bu parçalanma devam ederken Bizans İmparatorluğu
toparlanıyor ve İslam Ülkelerine karşı saldırılarını sürdürüyor, toprak kazanıyordu.
İslam dünyasını
parçalanıp zor durumda kaldığı sıralarda yeni bir güç ortaya çıkıyordu 1038 yılında
istiklalini kazanan ve 1040 Dandanakan Savaşı ile İran'da yegane siyasi güç haline
gelen Selçuklu Devleti Bağdat'ı Büveyhiler'in tahakkümünden kurtarıp Abbasi
halifelerine manevi itibarlarını iade ediyor ve Bizans'a yaptığı seferlerle cihat
ruhunu yeniden canlandırıyordu.
Halife Ömer zamanında
başlayan Anadolu gazaları asırlarca devam etmesine rağmen bu kıtanın fethi bir türlü
gerçekleştirilememişti. Bu büyük fetih Selçuklulara nasip olmuştu. Anadolu'yu bir Türk
Müslüman ülkesi haline getirmede önemli bir merhale olan 26 Ağustos 1071 tarihindeki
Malazgirt Savaşının meydana geldiği Cuma günü Abbasi Halifesi Kaim bi'emrillah tarafından
hazırlanan ve aynı gün İslam memleketlerinin minberlerinde okunan hutbe, bu savaşın
islam dünyasının kaderi üzerindeki ehemmiyetini ortaya koymaktadır. Hutbede şöyle
deniyordu: "Allah'ım İslamın sancağını yükselt...
Senin dinini şerefli
ve yüce tutabilmek için onu lütufkar ve her zaman müessir olan desteğinden mahrum kılma...
Ordusunu meleklerinle destekle, niyet ve azmini hayır ve başarıyla neticelendir. Çünkü
o senin rızan için rahatını terk etti, malı ve canıyla buyruklarına uymak için
senin yoluna düştü... Ona zaferi kısmet eyle... Ey Müslümanlar, onun için Allah'a
dua ve niyazda bulununuz. Allah'ım, onun bütün güçlüklerini kolaylaştır. Ve şirke
onun içinde boyun eğdir."
|