Türkler'in Müslümanlığı
kabulü bu milletin kaderi üzerinde de son derece önemli bir yer işgal geder. Yeni bir
din veya medeniyetin kabulü, cemiyette inanış, düşünüş ve yaşayış gibi çeşitli
bakımlardan meydana getirdiği değişiklik ve gelişmeler dolayısıyla bir milletin
tarihinde en önemli bir hadise olma özelliğini daima korumaktadır.
Böyle bir değişiklikle
milletlerin varlıklarını koruduğu, yeni bir iman ve hızla ileri bir seviyeye eriştiği
veya bunun tam aksine milli bünyelerinin sarsıldığının, hatta milli benliklerini
kaybettiklerinin örneklerine tarihte sık sık rastlanmaktadır. Din değiştirmenin bir
milletin hayatında meydana getirdiği değişikliklerin Türk tarihinde açık olarak görebiliriz.
Türkler Müslüman
olmadan önce gerek Türkistan'da ve gerekse yayıldıkları ülkelerde Budizm, Maniheizm,
Musevilik, ve Hıristiyanlık gibi dinleri kabul etmişlerdir. Ancak bu dinleri kabul kısmen
olmuş ve büyük Türk kitlesi kendi Gök-Tanrı dinlerine bağlı kalmışlardır. Türklerin
kısmen de olsa kabul ettikleri bu dinlerin ortaya koyduğu nizam, onların töre ve yaşayışlarına
uymadığı için, kısa zamanda onların milli benliklerini kaybetmelerine sebep olmuştur.
Gök Türk Hakanı
Bilge Kağan, vezir'i Tonyukuk'tan bir Budist mabedinin yapılmasını istediği zaman bu
Bilge vezirin ona verdiği "Savaşı ve hayvan etini yemeği yasaklayan ve miskinlik
telkin eden bu dinin kabulu Türkler için felaket olur" cevabı bu husustaki ileri görüşünü
ve endişesini bütün açıklığıyla ortaya koymaktadır.
İslamiyetin kabulü Türklere
yeni bir ruh ve kuvvet vermiş, Asya steplerinden Avrupa içlerine kadar uzanan sahalarda
büyük ve uzun ömürlü devletlerin kurulmasında başlıca sebep olmuştur. Bunlardan
daha önemlisi İslam dininin ortaya koyduğu nizam ile Türk töre ve yaşayışı
birbirine uyduğu ve birbirini tamamladığı için Türkler milli varlıklarını devam
ettirmişlerdir. İslam dinini kabul eden Türk boylarından hiçbirisi, diğer dinleri
kabul eden Macarlar, Bulgarlar, Hazarlar ve Peçenekler gibi milli varlıklarını
kaybetmemişlerdir.
Diğer bir ifade
ile dünyanın çeşitli ülkelerine dağılmış olan Türk Milleti varlığını İslam
dini sayesinde koruyabilmiştir. İslamiyetin bu müsbet tesiri, devlet idaresinden sanata
kadar toplum alanının her alanında kendisini göstermiş, ilham kaynağı olmuş ve ölümsüz
eserlerin meydana gelmesini sağlamıştır.
|