Mu'tezid'in
yerine daha sağlığında veliahd tayin ettiği oğlu Ebü'l-Asakir Ceyş geçmişti.
Ancak o henüz ondört yaşında tecrübesiz bir gençti, etrafındaki kötü niyetli
kimselerin etkisiyle tecrübeli emir ve kumandanlara karşı harekete geçti. Onun bu
davranışı gerek hükümdarlık gerekse hayat süresinin kısa olmasına sebep oldu.
Neticede ayaklanan kumandanlar onu azlederek öldürdüler (25 Temmuz 896). Ceyş'in
yerine aynı derecede ehliyetsiz ve tecrübesiz kardeşi Harun geçirildi.
Tulunî hanedanının
son yılları idarede iktidarsızlık, entrikalar ve Abbasîlerin gittikçe artan bir şekilde
Mısır'a müdahalesiyle geçmişti. 899 yılında Halife Mu'tezid ile yeni bir anlaşma
yapıldı. Bu üçüncü anlaşmayla Tulunîlerin idaresindeki ülkelerin sayısı azalıyor
ve Abbasîlere verdikleri vergi 450.000 dinara çıkarılıyordu. Öte taraftan Karmatîlerin
Suriye'deki isyanları yalnız Tulunîler için değil Abbasîler için de tehlikeli
olmaya başlamıştı.
Bu sırada
Halife Mu'tezid ölmüş (902) ve yerine oğlu el-Muktefî geçmişti. Halîfe Muktefî,
Suriye'ye Muhammed b. Süleyman idaresinde bir ordu gönderdi. Neticede Abbasî ordusu
Karmatîler'i müthiş bir mağlubiyete uğrattı (903). Bu seferden sonra Muhammed b. Süleyman
Abbasî orduları başkumandanı tayin edilerek Mısır meselesini neticelendirmekle görevlendirildi.
Muhammed b. Süleyman karadan ve denizden Mısır'a hücum etti. Bu sırada Harun, kesin
olarak sebebi anlaşılamayan bir şekilde öldürüldü (31 Aralık 904). Ona amcası Şeyban
Halef oldu.
Şeyban, Tulunî
kuvvetlerini müdafaa için bir düzene sokmaya çalıştı ise de artık çok geçti.
Nihayet Muhammed b. Süleyman Mısır kapılarına dayandı. Şeyban teslim olmak
teklifini kabul ederek aile fertleriyle Muhammed b. Süleyman'a sığındı. Tulunî
ordusundan bir kısmı durumdan habersiz olarak mücadele ettilerse de bu mukavemeti
hayatlarıyla ödediler. Muhammed b. Süleyman bundan sonra 12 Ocak 905'te Fustat'a girdi.
Böylece Tulunî Devleti sona erdi ve ailenin geride kalan fertleri zincire vurularak Bağdad'a
götürüldü.
|