Tulunîler zamanında
Mısır yeniden bir canlanma, ilerleme ve refah devri yaşamıştı. Bu devlet, temelde
kuvvetli bir orduya ve ülkenin iktisadî bakımdan kalkınmasına dayanmıştı. Ayrıca
ticaret de fevkalâde gelişmişti.
Nitekim Ahmed b. Tulun
bu sebeple Afrika'nın Mısır ve Suriye üzerinden geçen ticaret yollarının kontrolünü
elinde tutmak istiyordu. Mısır'da Tulunîler ile beraber bir saray teşkilatı kurulmuş
ve bu Abbasîleri de geride bırakacak şekilde bir gelişme göstermişti. Öte taraftan
Ahmed b. Tulun halk hizmetlerine yarayacak muazzam imar faaliyetlerinde bulundu. Kataî adı
verilen yeni bir şehir kurdu.
Burada bir saray ve
kendi ismiyle anılan büyük bir camii ve Dar el-İmare (hükümet konağı) yaptırmıştı.
Ayrıca 837 yılında bir hastahane (mâristan) ve bugün hâlâ duran bir su kemeri inşa
ettirmişti. İbn Tulun'un en büyük eseri olan camii, 876-879 yılları arasında
tamamlanmış olup bugün de varlığını sürdürmektedir. Oğlu Humareveyh de Kataî şehrini
genişletmiş ve burada bahçeler ve havuzlar yaptırmıştı.
Ahmed b. Tulun
edebiyat ve musıkiye de meraklı olup Türkçe şiirler yazmıştı. Humareveyh de âlim
ve şairleri himâye etmesiyle ün kazanmıştı. Nitekim gramerci Muhammed b. Abdullah (öl.
944) onun himâyesinde ve aynı zamanda oğullarının hocası idi. El-Kasım b. Yahya
el-Meryemî (öl. 929) de Humavereyh'in savaşlardaki zaferlerini kutlamak için kasideler
yazmıştı.
|