Sâmânî Devleti
(1005)'nin en parlak devrinde büyük sayıda Türk grupları Mâverâünnehr yoluyla
İslâm dünyasına getirilmekteydi. Bunların büyük kısmı Abbâsî Halîfeleri ve
eyâletlerdeki Arab ve İranlı vâlilerin hizmetinde asker veya muhâfız kuvveti olarak
hizmet görmekteydiler. Böylece 9 ve 10. yüzyıllar esnâsında Türk askerlerinin
İslâm dünyasının doğu ve merkezî kısımlarına tedrîcî bir girişi vardı. Bu
sırada İran'daki iki büyük hânedân, Büveyhîler ve Sâmânîler mahallî kuvvetlere
ilâve olarak Türk askerlerini kullanmağa başlamışlardı.
Nitekim 912 yılından
sonra Sâmânî Devleti'nin vâlîleri ve kumandanları arasında Türk isimlerine de
tesâdüf edilmeye başlamıştı. Bu Türklerin İran dünyâsında askerî lider ve
vâliler olarak seçkin bir sınıf teşkil ettiler. Merkezî hükûmetin otoritesi
zayıfladığı anda, bu Türk kumandanlar devlet içinde kuvvet ve kudreti ele geçirerek
yarı-bağımsız bir şekilde hüküm sürüyorlardı.
Sâmânî Devleti
zayıflamaya başladığı sırıda Sîmcûrîler, Kara Tegin İsficâbî ve Baytuz gibi
Türk âile ve kumandanlar bazı bölgede hâkimiyet kurmuşlardı.

Nitekim Gazneliler de,
Sâmânî Devleti'nin dağılma ve saray isyanları devresinde durumdan yararlanarak
ortaya çıkan Türk âilelerinden birisidir. Sâmânî Devleti içinde Türklerin en
mühim şahsiyetlerinden biri olan Horasan orduları kumandanı Alptegin 961'de Vezîr Ali
Muhammed Bel'amî ile birleşerek kendi adayını zorla Sâmânî tahtına oturtmak
istedi. Fakat bu arzûsunda başarısızlığa uğradı. Alptegin bu başasırızlıktan
sonra, beraberindeki çok az bir kuvvetle, Doğu Afganistan'daki Gazne şehrine
çekilmeğe mecbur kaldı ve mahallî bir hânedân olan Levikleri bertaraf ederek adı
geçen şehre hâkim oldu (962). Bu sûretle Gazneleri Devleti'nin temeli atılmış
oluyordu.
Gazne şehrinin bulunduğu
Afganistan'ın bu bölgesinde Türklerin mevcûdiyetinin islâmdan daha önceki devrelere
dayandığını kısaca belirtmiştik. Bu bakımdan Gazneliler Devleti sadece Alptegin'in
beraberinde getirdiği Türk askerlerine dayanmamaktadır. Muhakkak ki, bu bölgeye
önceden gelenler devlete bir temel olmuş, daha sonra kuzeyden gelecek Türkler de
Gazneliler'in gelişmesini sağlamıştır.
Levik Hânedânı Gazne'yi
kolay kolay elden bırakmamış, Alptegin (öl. 963)'e halef olan oğlu Ebû İshak
İbrahim zamanında (966) bu şehri ele geçirmiştir. Ebû İshak, Sâmânî Emîri'nin
yardımı ile Gazne'ye tekrar hâkim oldu. Bu sâyede Sâmânler bu bölge üzerinde hiç
olmazsa ismen hâkimiyet kurdular. Ebû İshak İbrahim'in oğlu olmadığından
ölümünden sonra devletin başına Türk kumandanlarının geçtiğini görüyoruz.
Bunlardan birincisi Bilge Tegin idi.
Bilge Tegin, Gerdiz
Kalesi'ni kuşattığı sırada ölmüş (974-5), yerine Böri Tegin (veya Pîrî Tegin)
geçmişti. Ancak Böri Tegin'de Gazne'de fazla hüküm sürmemiş, kabiliyetsizliği
sebebiyle, Türkler tarafından görevinden uzaklaştırılarak yerine Alptegin'in en çok
güvendiği taraftarlarından biri olan Sebüktegin geçirilmişti (977).
|