Sebüktegin, oğlu
Mahmud'a bırakmış olduğu Pend-name'sine göre, şimdi Kırgızistan hududları içinde
bulunan Isık-göl sahillerindeki Barshân bölgesinde dünyaya gelmişti. O'nun Karluk Türkleri'ne
bağlı boylardan birine olması çok muhtemeldir. Sebüktegin'in başa geçmesiyle
Gazneliler Develeti, hükümdarlığın babadan oğula geçtiği bir hânedânın idâresi
altına girmiş oldu. Bir diğer yönüyle Gazneliler Devleti'ni, kuruluş yıllarında yöneten
Türk kumandanların yerine artık bir hânedân almış oluyordu.
Sebüktegin, görünüşte
Sâmânîlerin bir vâlisi olarak hareket etmesine rağmen, bağımsız Gazneliler
Devleti'nin temeli kuvvetli bir şekilde onun zamânında atılmıştı. Çok geçmeden Türklerin
kudreti Gazne'den doğu Afganistan'daki Zâbulistân bölgesine yayıldı. Şübhesiz 5 ve
11. yüzyıla kadar merkezî Afganistan'daki Gûr'un erişilmez dağlık bölgelerinde
putperestlik devam etmişti. Sebüktegin Zâbulistân asîlerinden birinin kızıyla
evlenerek buradaki mahallî duyguları kendi tarafına çekmeye çalıştı.
Sebüktegin devletin
devamlılığını emniyet altına almak için en iyi yolun dinamik bir genişleme siyâseti
izlemek olduğunu görmüş olmalıdır. Nitekim iktidâra geçtikten sonra rakip Türk
gulam grupların bulunduğu Büst şehrine bir sefer düzenleyerek ele geçirdi. Aynı
zamanda kuzey-doğu Belucistân'daki Kusdar bölgesini Gazneli topraklarına ilâve etti.
O hâkimiyetini Toharistân ve Zemîndâver'e kadar genişletmiş ve daha sonra gözlerini
Hindistan'a çevirmişti.
Onuncu yüzyılda Lâğân
ve Kâbil'e kadar aşağı Kâbil vâdisi kudretli Vayhand Hindûşâhî hükümdârlarının
hâkimiyeti altında idi. Bu hükümdârlar İslâm'ın kuzey Hindistan'da yayılmasına
bir engel teşkil ediyorlardı. Neticede takriben 986-7'de Kâbil-Lâğmân bölgesindeki
çetin savaşlardan sonra Hindûşâhî Râcâsı mağlûb edildi ve Sebuktegin Kâbil
nehri boyunca Peşâver'e kadar ilerlemeye ve orada İslâmiyet'in tohumlarını ekmeğe
muvaffak oldu.
Sebuktegin'in bundan
sonra Sâmânîlerin iç siyâsetinde önemli rol oynamağa başladığını görüyoruz.
Türk kumandanlarından Ebû Ali Sîmcûrî ve Fâik ittifâkına karşı, Sâmânî emîri
Nûh b. Mansûr, Sebüktegin'i yardıma çağırmıştı (994). Sebuktegin ve oğlu Mahmud
Horasan'a gelerek bu isyancıları mağlûb ettiler (995). Bunun neticesinde Sâmânî emîri
onlara unvanlar ve ayrıca Mahmûd'a da Horasan orduları kumandanlığını vermişti.
Sebüktegin, Gazneli Devleti'nin temellerini sağlam bir şekilde attıktan sonra 997 yılında
öldü.
|