Sebüktegin daha
hayatta iken küçük oğlu İsmail'in, tahta çıkmasını kararlaştırmıştı. Ancak
yetenekli ve kudretli bir şahsiyete sâhib bulunan büyük oğlu Mahmûd bu kararı
dinlemeyerek mücâdeleye girişmiş ve İsmâil'i mağlûb ederek Gazneliler tahtını
ele geçirmişti. Mahmûd daha sonra Sâmânî Devleti'nin iç işlerine karıştı.
Ayrıca Sâmânîler tarafından tanınmayan Bağdad Abbâsî halîfe el-Kâdir Billâh
adına hutbe okuttu.
Halîfe ona Yemîn
ed-Devle Emîn el-Mille lâkabını verdi. Diğer tarafdan artık Sâmânî Devleti
yıkılmak üzere idi. Nitekim 999 yılında Karahanlılar bu devleti ortadan
kaldırdılar. Gazneliler ve Karahanlılar bu devletin topraklarını paylaştılar.
Mahmûd, Horasan'da iktidârını sağlamlaştırdıktan sonra Sâmânî Devleti'nin hudud
bölgelerini, yani Sistân, Cüzcân, Huttal ve Hârezmi kendi kontrolü altına aldı.

Mahmûd daha sonra bu
zamana kadar putperestliğin hâkim olduğu bir bölge olan Gûr'u kontrol altına almağa
çalıştı. Buraya birincisi 1011 ve ikincisi 1020'de iki sefer tertiplendi ve bazı
mahallî reisler zorla itâat altına alındı. İslâm dîninin esaslarını öğretmek
için bölgeye hocalar bırakıldı. Fakat Gûr Gazneliler tarafından alsâ tam olarak
itâat altına alınmamış ve İslâm'ın bu bölgede yayılması ağır bir seyir tâkip
etmiştir. Sultan Mahmûd Sâmânî Devleti topraklarının büyük bir kısmı üzerinde
hâkimiyetini kabul ettirdikten sonra, Hindistan'a seferler yapmağa ve burada İslâm
dînini yaymağa başladı. Yeni ve gelişmekte bulunan başkent Gazne'nin kuzey Hindistan
ovalarına hâkim yüksek bir yaylanın tepesinde bulunması bu seferlerin yapılmasında
büyük kolaylıklar sağlıyordu.
Mahmûd Hindistan'a on
yedi sefer yaptı, bu seferler onun saltanatının büyük bir kısmını doldurmuştur.
Sultan'ın Hindistan seferlerinin en önemlisi, 1025-6'daki Somnât seferi idi. Bu sefer
sonunda kazandığı zaferin yankıları sür'atle İslâm dünyâsında yayıldı ve
Sultan Mahmûd'un Sünnî İslâm dünyâsının kahramanı olmasına yardım etti.
Abbâsî Halîfesi tarafından sultan ve âilesine yeni şeref unvanları verildi.
Sultan Mahmûd zaman
zaman Karahanlılar Devleti ile de savaşmış ve onlara üstünlüğünü kabul
ettirmiştir (bk. Karahanlılar kısmı). Hayatının son yıllarında ise Türkmenlerin
Amu-Deryâ (Ceyhun)'yı geçerek Horasan'a yerleşmelerine izin vermiş, fakat daha sonra
Türkmenlerin bu bölgedeki halkı rahatsız etmeleri üzerine onları mağlûp etmişti.
Ancak Türkmenlere Horosan'da yerleşme izni vermesi Gazneliler Devleti için ileride
büyük bir tehlike teşkil etmiştir.
Mahmûd batı
yönünde de devletini genişletmiş ve Irak'daki Büveyhîleri mahlûp ederek Irak-ı
Acem'i kendi imparatorluk sınırları içine katmıştı. Sultan Mahmûd 1030 yılında
Gazne'de öldü. Sultan unvanını ilk olarak kullanan hükümdârın Mahmûd olduğu
rivâyet edilmiştir. O çağdaşlarının nazarında nasıl şöhretini Hindistan'da
İslâm dînini yaymakla kazandı.
|