Sultan Mahmûd'un
ölümünden sonra Gazneliler Devleti'nde tekrar taht mücâdelesinin başladığını görüyoruz.
Neticede Mes'ûd kardeşi Muhammed'i mağlûp ederek Gazneliler Devleti'nin başına geçti.
Muhammed'in gözlerine mil çekilerek hapsedildi. Mes'ûd iyi ve cesur bir askerdi. Ancak
şiddete taraftar olması ve içkiye düşkünlüğü sebebiyle devlet idâresinde babası
kadar başarılı olamadı.
Sultan Mes'ûd
birçok husûslarda babasının kuvvetli karakterinden yoksundu. Maiyeti onun keyfî
hareket ve avâreliğinden şikâyetçi idiler. Mes'ûd babasının Hindistan'daki başarısını
korumakta kararlıydı. Ancak Karahanlılar Ali Tegin ve Selçuklu tehlikesi karşısında
buraya babası kadar çok sayıda sefer tertibleyemedi. Yine de 1033'de bir sefer
tertibleyerek Sarsûtî veya Sarsâva kalesini zabt etti.
Daha sonra, Selçuklu
tehlikesinin artmasına rağmen, 1037-38 kışında Delhi yakınındaki Hansî kalesine
yapılan bir seferi bizzat yönetmekte ısrar etti ve bu kaleyi de ele geçirdi. O
Hindistan'a yaptığı seferlerde başarı kazanmasına rağmen, Selçuklular karşısında
büyük bir muvaffakiyet elde edemedi.
Neticede Tuğrul
Bey ile Dandânakan'da karşılaştı ve üç gün süren bir savaştan sonra ağır bir
yenilgiye uğradı (1040). Mes'ûd Selçuklular'a karşı koyamamak korkusu ile ailesini
ve hazinelerini toplayarak Hindistan'a doğru çekildi. Ancak bu yolculuk sırasında bir
ayaklanma sonucu tahttan uzaklaştırılarak kör kardeşi Muhammed ikinci kez tahta çıkarıldı.
Mes'ûd ise öldürüldü (1041).
|