Medûd'da sonra kısa
sürelerle oğlu II. Mes'ûd ve I. Mes'ûd'un oğlu Ali tahta geçtiler. 1050 yılının
başında Gazneliler tahtında Mahmûd'un oğlu Abdurreşîd'i görüyoruz. Fakat 1053 yılında
Tuğrul adındaki bir Türk kumandan Abdurreşîd dahil onbir şehzâdeyi öldürerek
Gazneliler Devleti'nin başına geçti.
Ancak onun hâkimiyeti
de çok kısa sürmüş ve yine bir Türk kumandan tarafından öldürülmüştü. Daha
sonra Gazneliler tahtına I. Mes'ûd'un oğlu Ferruhzâd geçirildi. Sultan Ferruhzâd Selçuklular
ile başarıyla mücâdele etmiş ve 1059 yılında ölmüştür. Tahta geçen kardeşi İbrâhîm
devrinin en önemli olayı, hiç şüphesiz uzun yıllar devam eden Selçuklu-Gazneli mücâdelesinin
bir barış ile sona erdirilmesi idi (1059).
Sultan İbrâhîm
babasının ve dedesinin zamanındaki Gazneliler Devleti'nin parlaklığını yeniden sağlamaya
çalışmış ve bu barış sırasında Selçuklu sultanları ile eşit şartlarla müzâkereye
girmişti. Daha sonra iki hânedân arasında evlilik münâsebetleri ile bu barış daha
da sağlamlaştırıldı.
Sultan İbrâhîm
Hindistan'da bazı kaleler zabtetmiş ve Gûrluların çağrısı üzerine Gûr bölgesini
hâkimiyeti altına almıştı. Sikkeleri üzerinde ilk defa sultan unvanı görülen
Gazneli hükümdarı İbrâhîm idi. Onun saltanatı kırk yıl sürmüş ve 1099'da ölmüştür.
Sultan İbrâhîm'in yerine oğullarından III: Mes'ûd geçti. Bu hükümdâr devrinde
daha çok Hindistân seferi göze çarpıyor. III. Mes'ûd'un 1115 yılında ölümünden
sonra, oğlu Şirzâd bir yıl kadar Gazneliler tahtında hüküm sürdü. Daha sonra III.
Mes'ûdun oğulları
arasında taht mücâdelesinin başladığını ve Gazneli Devleti'nin iç işlerine Selçuklular'ın
karıştığını görüyoruz. Şirzâd'dan sonra tahta Arslan-şâh geçti ise de, kardeşi
Behrâm-şâh Selçuklu ailesinden Horasan melîki olan Sencer'in yardımını sağlayarak
Gazneliler tahtına sâhip oldu (1117). Arslan-şâh önce Hindistan'a geçmiş, sonra
Gazneliler tahtı için yeniden mücâdeleye girişmişse de bu uğurda hayatını
kaybetmiştir (1118).
Sultan Behrâm-şâh
Hindistan'da daha çok isyancılar ile uğraştı. 1134 yılında önceden ödemeyi
kararlaştırdığı yıllık 250.000 dinar vergiyi göndermemesi, Selçuklu sultanı
Sencer'in Gazne üzerine yürümesine sebep olmuştu. Sultan Sencer Gazne'ye kadar
ilerlemiş ve Hindistan'a kaçan Behram-şâh'ı affederek yine Gazneliler Develeti hükümdârı
olarak bırakmıştı (1136). Behrâm-şâh devrinin olayları arasında Gaznelilerin Gûrlular
ile olan münâbeteleri de dikkati çekmektedir.
Gittikçe kuvvetlenen Gûrlular
nihâyet bir intikam vesîlesi ile Gazne şehrini yaktılar (1151). Behrâm-şâh yeniden
Gazne'ye hâkim oldu ise de (1152), onun zamanı artık Gazneliler Devleti'nin çöküş içine
girdiği bir devre idi. Behrâm-şâh 1157 yılında öldü ve yerine oğlu Hüsrev-şâh
geçti.
Sultan Sencer'in Oğuzlar
tarafından esir edilmesinin yarattığı kargaşa (1153-1157) ve Gazneliler'in bu Selçuklu
sultanının yardımından mahrûm kalması Gûrluların işine yaramış ve bundan
yararlanarak süratle hâkimiyetlerini genişletmişlerdi. Neticede Hüsrev-şâh Gazne'yi
terk ederek Lahor şehrine yerleşti. Gazneliler bundan sonra Hindistan'daki toprakları
üzerinde hüküm sürebildiler. Hüsrev-şâh 1160'da Lahor'da öldü ve yerine oğlu Hüsrev
Melik geçti. Nihayet Gûrlular bir hile ile onu esir ederek Gazneliler Devleti'ne son
verdiler (1186-7).
|