Gaznelilerin devri
kültür bakımından da parlak geçmiştir. Sultan Mahmud ve oğlu Mesud saraylarında
devrin en büyük kabiliyetlerini toplamaya çalışmışlar, şairlere hürmet ve sevgi
göstermişlerdi. Sultan Mahmud'un sarayında dört yüz şairin bulunduğu rivayet
edilmektedir. Edebiyattan başka tarih yazıcılığı da Gaznelilerde çok önem
taşımaktaydı.
Sultan Mahmud Harizm'i ele geçirdiği zaman ortaçağın büyük bilim adamlarından
Biruni'yi Gazne'ye getirtmişti.
Böylece Biruni
Hindistan'a yapılan Gazneli seferlerine katılma şansı buldu. Onun büyük eseri
"Tahkik mâli'-Hind" bu şekilde ortaya çıkmıştır. Bu eser Hinduların
inanç ve adetlerini tarafsız olarak inceleyen ilk İslami eserdi. Bu eserde Hind din,
ilim ve coğrafyası hakkında çok geniş bilgi bulunmaktadır.

Gazneli sultanlar
mimari faaliyetleri ile de dikkat çekmişlerdir. Sultan Mahmud ve Mesud dönemi
eserlerinden pek azı bugüne kadar gelebilmiştir. Mahmud halkın yararı için çarşı,
köprü, su yolu ve kemerleri ile camiler yaptırmıştır. Sultan Mesud'un kendisi de
zaten yetenekli bir mimardı ve yaptırdığı bir sarayın planını kendisi çizmişti.
Gazneliler'in Türk ve
İslâm tarihindeki başlıca rolü, kuzey Hindistan'dan fütühâtına yol açarak
İslâm dînine Pencâb'da kuvvetli bir dayanak noktası elde etmesi ve daha sonraki
Hindistan fetihlerine bu sûretle sağlam bir zemin hazırlamış olmasıdır. Ayrıca
Gazneliler Hind dünyâsı kültürü ile doğrudan doğruya temas kuranlar olarak
târîhe geçmişlerdir.
Yıllar sonra Pakistan
Devleti'nin kurulmasında da birinci derecede etken olmuşlardır. Sultan Mahmûd ve
Mes'ûd'un şahsiyetleri ise halkın zihninde büyük Müslüman ve halk kahramanları
olarak yerleşmişti. Mahmûd daha sonraki İran edebiyâtında da meşhûr bir şahıs,
adâlet ve insâf timsâli bir hükümdâr olarak yer almıştır.
|