|
Tuğrul ve Çağrı Beyler, tıpkı Göktürk
başbuğları Bilge ve Kül Tegin kardeşler gibi hareket ediyorlardı. Tam bir dayanışma
içinde idiler. Aralarında nifakçıları barındırmadılar. Büyük kardeş Çağrı
Bey, Kül Tegin gibi eşsiz bir savaşçı, küçük kardeş Tuğrul Bey ise siyasi bir
deha sahibi idi. İki kardeş, başlarında bulundukları Oğuz-Türkmen boyları için,
batıda geniş ölçüde bir keşif seferi yapmak üzere anlaştılar. Tuğrul Bey halkı,
hücuma maruz kalmayacağı bozkır bölgelerine çekti.
Çağrı Bey ise
üç bin kişilik süvari kuvveti ile Anadolu'ya doğru hareket etti. Gazneliler
idaresindeki Horasan ve Azerbaycan üzerinden ilerleyerek, ama buralarda eğlenmeden,
Bizans'ın doğu eyaleti olan Van Gölü etrafında göründü. Burada, Ermeni Vaspuragan
Krallığı'nın kuvvetlerini bozguna uğrattı ve topraklarını işgal etti.
O devir kaynaklarında, Bizans'ın doğu eyaletlerinde görülen Çağrı Bey'in süvarilerinden
"Rüzgar gibi uçan atlar üzerinde uzun saçlı, yaylı ve mızraklı Türkmenler..."
diye söz ediliyor.
Çağrı Bey Van
dolaylarını ele geçirdikten sonra kuzeye yöneldi. Burada Gürcü kuvveleri onunla çarpışmaya
cesaret edemeyerek çekildiler. Daha kuzeyde bulunan Ermeni Ani Krallığı, Çağrı
Bey'i durdurmaya çalıştı. Fakat Çağrı Bey, sayısı az ama rüzgar kanatlı süvarileriyle
ve bozkır taktiği ile Ani Krallığı kumandanı Vasak Pahlavuni'nin kalabalık ordusunu
bozguna uğrattı. Bu savaşta Pahlavuni öldü. Bundan sonra Doğu Anadolu bölgesinde
bulunan Ermeniler, Bizans'ın hakimiyetindeki Orta Anadolu'ya doğru göç ettiler.
Çağrı Bey, Ermeni ve Gürcü memleketlerinde bir süre kaldıktan sonra, 1021 yılında,
Maveraünnehir'deki kardeşi Tuğrul Bey'in yanına döndü. Böylece sonuçlanan keşif
seferinde, yurt edinecekleri bölgeyi tespit etmiş oluyorlardı. Artık Türkmenlerin
hedefi Anadolu olacaktı.
Arslan Yabgu ise,
Karahanlılardan Ali Tegin ile birleşerek onun Buhârâ'yı ele geçirmesine yardımcı
olmuştu (1020-21). Yûsuf Kadır Han'ın büyük kağanlığını tanımayarak isyan eden
Ali Tegin'in, Arslan Yabgu ile ittifâkı, Mâverâünnehr'e hâkim olmak isteyen Karahanlı
ve Gazneli devletleri için kuvvetli bir engeldi. Bu durumu değerlendiren Yusuf Kadir
Han, Gazneli Mahmud ile görüşmek istedi.
İki Türk hükümdarı
1025 yılında Semerkant'da buluştular. "Maveraünnehr Görüşmesi" diye anılan
bu buluşmada, Kadir Han, Selçukluların Gazneli Devleti için de büyük bir tehlike
olduğunu söyledi ve Sultan Mahmud'dan, Selçukluların Maveraünnehir'den uzaklaştırılmasını
veya zararsız hale getirilmesini istedi. Gazneli Mahmud aynı düşüncedeydi. Kendisi
Hint seferine çıkacaktı ve o sırada Selçukluların ülkesine saldırmalarından
korkuyordu. Onun için bir hile düşündü. Önemli meseleleri görüşmek ve güya
kendisine danışmak için Arslan Yabgu'yu Semerkant'a davet etti. Semerkant'a gelen
Arslan Yabgu'yu hile ile tutuklattı ve Hindistan'a sürdü. Burada bir kaleye kapatılan
Arslan Yabgu 7 yıl sonra (1032'de) öldü.
|