| Çeşitli
gaileleri ortadan kaldırıldıktan sonra, imparatorluk merkezini İsfahan'a nakleden
Melikşah'ın geniş ölçüde fütûhatı başladı. Malazgirt savaşından sonra ülkesine
gönderilen Romanos Diogenes'in ölümü üzerine, Alp Arslan'ın Anadolu'nun fethi hakkında
verdiği emir tatbik ediliyordu. Kutalmış'ın oğulları Süleymanşah, Mansur, Alp-İlig,
Dolat maiyyetlerindeki kuvvetler ile, Artuk Bey ve Tutak v.b. gibi Türkmen reisleri de
kendilerine bağlı Türkmenler'le Anadolu içlerine doğru hareket halinde idiler.
Bu faaliyet artık geçici
bir istilâ olmayıp, tamamiyle ele geçirme, bir vatan kurma mahiyetini taşıyordu. Türk
kuvvetleri her gittikleri yerde koruma tedbirleri alıyor, işgallerini genişletiyor ve
çeşitli bölgelerden batıya doğru ilerliyordu.
Bizans İmparatoru
Mikhael VII. tecrübeli nâzırı, aynı zamanda amcası İoannes Dukas sâyesinde tâcını
muhafaza edebilmiş, meşhur âilelerden Komnenoslar'la arayı düzeltmiş, hattâ
teyzesinin kızını İzak (İsaakios) Komnenos'la evlendirmek suretiyle sağlam bir
birlik kurmaya muvaffak olmuştu. Memleket müdafaasını kuvvetlendirmek için, Türkler'e
karşı kullanılmak üzere "Ölümsüzler" (İmmortel) adı ile yeni birlikler
teşkil edildi.
İmparator doğu
orduları kumandanı tâyin ettiği İzak Komnenos'u Türkler'i geri atmakla
vazifelendirdi. İzak'ın yanında, sonra imparator olan, kardeşi Aleksios da
bulunuyordu. Sergüzeştçi ve disiplinsiz dört yüz kadar ücretli Frank'tan kurulu
maiyetiyle Frank savaşçılardan Urselius'un iltihak etmesiyle takviye gören Bizans
ordusu Orta Anadolu'ya hareket etti. Kappadokia (Kayseri)'ya geldikleri zaman, bir Frank
askerini cezalandırmak isteyen başkumandan İzak'a karşı Urselius cephe aldı ve bütün
kuvvetlerini toplayarak, Sivas'a doğru yollandı. Rastladığı küçük bir Türkmen müfrezesini
bozdu, yoluna devam etti.
Geceleyin onun ordugâhtan
ayrılmasına engel olmayan İzak, ertesi gün âsiyi yakalatmak üzere kardeşi Aleksios
Komnenos'u takibe göndereceği sırada, bir Türk ordusunun yaklaşmakta olduğu duyuldu.
Türkler öteden beri savaşlarda keşif işine fazla ehemmiyet verdiklerine göre,
Urselius ile biraz önce çarpışan kuvvetlerin arkadan gelmekte olan asıl ordunun gözcüleri
olması muhtemeldi. Nitekim Kayseri'de ana kütle ile vuku bulan çetin savaşta
"cesarette olduğu kadar sayıca da üstün" Türk ordusu karşısında Bizanslılar
dağıldılar.
Başkumandan İzak esir
edildi, karargâhı kuşatıldı. Fundalıklar içine kendisini dar atan Aleksios Komnenos
canını kurtarmağa, tek başına ve yaya olarak Ankara'ya varmağa muvaffak oldu. Ancak
orada kardeşinin Türkler elinde, hayatta olduğunu ve fidye miktarını öğrenebildi.
Derhal İstanbul'a gitti, para tedarik etti, dönüşünde Ankara'ya uğradı. Kalede
kardeşleriyle karşılaştı: İzak Kappadokia'da fidyesi için biraz para tedarik ederek
ve geri kalan kısmı için rehineler bırakarak serbest kalmış ve buraya gelmişti.
İki kardeş yanlarında
yetmiş kadar atlı olduğu halde İstanbul'a doğru yola koyuldular. İzmit civarında
iki yüz kişilik bir Türk birliğine rastladılar. Maiyet efradını fedâ etmek bahasına
Komnenos'lar burada da yakalarını sıyırmak imkânını buldular ve İstanbul'a ulaştılar.
Doğu orduları başkumandanı İzak ile kardeşi Aleksios böylece alkışlar arasında,
Bizans başkentine girmişlerdi!
Devamı Var
|