Sultan Melikşâh batıda olduğu kadar doğuda
da Selçuklu Devleti'nin topraklarını genişletiyordu. Doğudaki Karahanlılar üzerine
yapılan seferin dış görünüşü, Batı Karahanlı hükümdârı Ahmed Hân'ın ulemâ
ile arasındaki geçimsizlik ve ulemânın Sultan Melikşâh'ı daveti idi. Hakîkatte
Melikşâh bütün İslâm ülkelerini birleştirmek siyâsetini güdüyordu. Nitekim bu fırsattan
istifâde ederek 1088 yılı başlarında sefere çıktı ve Buhârâ'yı aldı, daha
sonra Semerkant'ı muhasara etti.
Ahmed Hân mukâvemete çalıştıysa da, şehir Selçuklu
ordusu tarafından ele geçirildi ve Ahmed Hân esir edilerek Isfahan'a götürüldü. Bu
sûretle Batı Karahanlılar Devleti Selçuklulara bağlanmış oldu. Sultan Melikşâh
Semerkant'tan Özkent'e kadar ilerleyerek Doğu Karahanlı hükümdarı el-Hasan b. Süleymân'ı
da hâkimiyetini tanımak zorunda bıraktı.
Melikşâh her iki
Karahanlı Devleti'ni de itaat altına aldıktan sonra 1090 yılında Isfahan'a döndü.
Fakat kısa bir süre sonra muhtemelen aynı yıl içinde, Karahanlı ordusunda önemli
bir yeri olan Çiğillerin sebep olduğu isyan, Sultan Melikşâh'ı ikinci defa Karahanlılar
üzerine sefere mecbur etti. Melikşâh bu sefer sonucu tekrar Karahanlı ülkelerini itâat
altına almış oldu.
|