|
Sultan Melikşâh'ın ölümünden sonra, eşi Terken
Hâtûn, tasarrufundaki hazîne ile emîrlerin biatını ve halîfenin tasdikini sağlamış
ve dört yaşındaki oğlu Mahmûd adına Bağdad'da hutbe okutmağa muvaffak olmuştu (25
Kasım 1092). Terken Hâtûn bununla yetinmeyerek Emîr Kur-Boğa'yı Isfahan'da bulunan
veliahd Berkyaruk'u yakalamak için göndermiş, kendisi de ordu ile bu emîri izlemişti.
Nizâm ül-Mülk
taraftarları (Nizâmiye) da Berkyaruk'u Isfahan'dan kaçırarak aynı yıl içinde Rey şehrinde
sultan ilân ettiler. Selçuklu tahtını ele geçirmek isteyen iki taraf arasında Berûcird'de
şiddetli bir savaş oldu. Berkyaruk, Terken Hâtûn'un ordusundaki bazı emîr ve
askerlerin kendi tarafına geçmesiyle, bu savaşı kazandı (Ocak 1093). Terken Hâtûn
ve Mahmûd Isfahan'a çekildiler.
Berkyaruk onları bu
şehirde uzun süre muhasara etti. Neticede Isfahan ve Fars Terken Hâtûn ve oğlu Mahmûd'a
bırakılarak, Berkyaruk da sultan tanınmak ve geri kalan vilâyetlere hâkim olmak şartıyla
bir anlaşmaya vardılar.
|