Sultan Muhammed Tapar öldüğü zaman, henüz küçük
yaşta bulunan oğlu devlet büyükleri tarafından Selçuklu tahtına çıkarıldı. Diğer
taraftan Sencer (veya Sancar) de Horasan'da sultanlığını ilân etmişti (14 Haziran
1118).
Selçuklu Devleti'nin tahtında başkalarının da gözü
vardı. Bu durum tek başına devlete hâkim olmak isteyen Sencer'i batıya yürümeğe
sevketti. Neticede Büyük Selçuklu sultanlığını ele geçirmek isteyen Sencer ve Mahmûd,
Sâve'de karşılaştılar (11 Ağustos 1119). Sencer yeğeni Mahmûd'u ancak ordusunda
bulunan kırk fil sayesinde mağlûp edebildi ve bu suretle Büyük Selçuklu Devleti
sultanı oldu.
Fakat yeğenine bir kötülük
yapmayarak onu kendisine damad edindi. Sultan Sencer bu galibiyetin verdiği üstünlük
ile Selçuklu Devleti'ni yeniden tanzim etti. Rey, Mâzenderân ve Kumis gibi şehir ve bölgeleri
hâkimiyet sahası içine aldı. Ayrıca Irak'ı Acem eyaletinin yarısı ile Gîlân bölgesini
Şehzâde Tuğrul'a, Fârs eyaletini, Isfahan ve Huzistân'ın yarısını ise Selçuk-şâh'a
veriyordu. Mahmûd'a da "sultan" unvanı merkezi Isfahan olmak üzere devletin
batı ülkeleri bırakılıyor, bu suretle "Irak Selçukluları" Devleti meydana
çıkıyordu. Sencer de "Sultan-ı a'zam" unvanı ile diğerlerinin üstünde büyük
sultanlık makamına oturmuştu. Mahmûd ve öteki hanedan âzası ona tâbi olacaklardı.
|