Daha sonra siyâsî alanda yeniden durumunu
kuvvetlendirmek isteyen Abbâsî Halîfesi Müsterşid Billâh, Irak Selçuklu sultanı
Mahmûd'la münâsebetlerini düzeltmiş, hatta bu ikisi bir ittifak meydana getirerek
Sultan Sencer'e karşı savaşmayı kararlaştırmışlardı. Sultan Sencer bu durumu öğrendiği
zaman, derhal Mahmûd'a bir mektup yazarak bu ittifaktan ayrılmasını istemiş ve bu
arzusu yerine getirilmişti.
Daha sonra gelişen olaylardan anlaşıldığına göre
Mahmûd, Bağdad'da halîfeliğin siyâsî hâkimiyetini tanımış görünmektedir
(1126). Bu durum Sultan Sencer'i batıdaki işleri düzenlemek için yeni bir sefere
mecbur etti ve Mahmûd'u Rey şehrine davet etti. Neticede adı geçen şehirde yeğeni
ile yaptığı görüşmeden memnun olarak geri döndü (1128). Bir müddet sonra Mahmûd,
Halîfe Müsterşîd'i azletmek için harekete geçeceği sırada, öldü (10 Eylül
1131).
Sultan Mahmûd'un ölümü
üzerine Selçuklu Devleti'nin batı bölgesinde karışıklıklar çıktı. Sultan
Sencer'in onayı alınmaksızın Irak Selçukluları tahtına Mahmûd'un oğlu Dâvud
getirilmiş, buna amcası Mes'ûd itiraz etmişti. Dâvud-Mes'ûd arasındaki taht mücâdelesine
Selçuk-şâh da katılmıştı. Çok geçmeden Sultan Sencer bu karışık durumu düzeltmek
maksadıyla batıya doğru hareket etti ve Rey şehrine geldi. Onun Irak Selçukluları
tahtı için adayı, yeğeni Tuğrul idi.
Daha sonra Mes'ûd, Selçuk-şâh
ve Halîfe Müsterşîd aralarında anlaşmayı tercih ettiler. Sultan Sencer, Melik Mes'ûd
ve müttefiklerini Dinever'de yenerek (26 Mayıs 1132), Tuğrul'u Irak Selçukluları tahtına
çıkardı. Ancak Tuğrul'un kısa süre sonra ölümü üzerine, Mes'ûd Irak Selçuklu
Sultanı oldu (1134). Sultan Sencer ise bu devlete yeni bir müdahalenin faydasızlığını
anlamış olacak ki, Mes'ûd'un kendi tasvibini almadan tahta çıkmasını kabûl etti.
Sultan Sencer'e tabi olmak
istemeyen Mes'ûd daha sonra Selçuklu emîrlerinin idaresi altına girmişti. Bu durum
Sultan Sencer'in son defa batıya sefer yapmasına sebep oldu ve Rey şehrinde Mes'ûd
tarafından verilen izahattan tatmîn olarak Horasan'a döndü (1150).
|